Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/14709 E. 2014/13525 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14709
KARAR NO : 2014/13525
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

MAHKEMESİ : Doğanşehir Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2014
NUMARASI : 2013/180-2014/7

Dava dilekçesinde, A.. K..’ın yaşlılığı ve ağır hastalığı nedeniyle vesayet altına alınması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesi A.. K..’ın yaşlılığı yanında Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi gereğince mal varlığını kötü yönetme sebebiyle de vasi atanmasını istemiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı, 406. maddesinde ise; savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, resmi sağlık kurulundan rapor alınarak ilgilinin akli durumu değerlendirilmiş ise de; malvarlığını kötü yönetme, savurganlık (TMK md. 406) iddiası yönünden kısıtlanması istenen Ali’nin malvarlığının bulunup bulunmadığı, malvarlığı mevcutsa bunlara ilişkin tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı, kefil olduğu tasarrufun kayıtlarının getirtilerek olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilmemiştir. Taraflara bu yöndeki delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, gösterdikleri takdirde toplanması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.