Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/4886 E. 2014/8975 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4886
KARAR NO : 2014/8975
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2010/388-2012/431

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı M.. R.. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. A. Ç. gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine davalının icra takibine koyduğu senette imzanın müvekkili M.. R..’ın imzasına benzemekle birlikte müvekkili şirketin yetkili temsilcisinin imzasının bulunmadığını, müvekkillerinin senet lehdarını tanımadığını, davalının ise, takipte vekil sıfatıyla yer alan avukatın katibi olduğunu ortada muvazaalı işlem bulunduğunu ayrıca senet bedelinin “2.400 TL” iken “9” rakamının ilavesi ile “29.400,00 TL” ye yükseltildiğini belirterek takibe konu senet nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senette tahrifat bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddi ile %40 tazminat istemiştir.
Mahkemece benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda; imzanın davacı M.. R.. eli ürünü olduğu, tahrifatın görülmediği, senedi düzenleyen M.. R..’ın davacı şirketin yetkili temsilcisi olmadığı, senetle davacı şirketin irtibatının tespit edilemediği gerekçeleriyle davacı M.. R.. yönünden açılan davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı verildiğinden %40 tazminata, davacı şirketin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm M.. R.. vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı iddiaları arasında, dava konusu senedin bedel hanesinde tahrifat yapıldığı hususu da yer almaktadır. Özellikle rakamla yazılan kısma “9” rakamının ilave edildiği iddiası mevcuttur. Mahkemece bu iddia üzerinde de durulup bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, İİK’nun 72. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağını geç almış olması şart olup, olayda infaz edilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığına göre mahkemece davalının tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu husus da dikkate alınmadan tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.