Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/7186 E. 2014/13753 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7186
KARAR NO : 2014/13753
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ : Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2013/646-2013/1589

Dava dilekçesinde, müdahalenin men’i ve tahliye ile ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin apartman yöneticisi olduğunu, davalının anataşınmazın ortak alanı olan bodrum katta bulunan kapıcı dairesini haksız bir şekilde işgal ettiğini ileri sürerek davalının ortak alana müdahalesinin önlenmesini ve tahliyesini, işgal ettiği döneme ilişkin 7.200 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiş, mahkemece davalının tahliyesine, ecrimisil yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-El atmanın önlenmesi ve tahliye davası yönünden;
Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesinin ihlali halinde tahliye kararı verilebileceği, KMK’nun 19. maddesi kapsamında ortak yere müdahale söz konusu olması halinde tahliyeye karar verilemeyeceği, ancak tahliye isteminin ortak yere müdahalenin önlenmesi istemini de kapsadığı dikkate alınarak “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince, davalının ortak yere müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi ile yetinilmemesi,
Ayrıca;
Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi gereğince kararın yerine getirilmesi için makul bir süre verilmesi gerektiği düşünülmeden tahliyeye karar verilmesi,
2-Ecrimisil davası yönünden;
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın Ek 1. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Ecrimisil davası Kat Mülkiyeti Yasası’nın uygulanmasından kaynaklanmayıp, anılan Yasa maddesi hükmünün bu istem yönünden uygulama olanağı bulunmamaktadır. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir. Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.