YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10234
KARAR NO : 2014/7786
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2013
NUMARASI : 2011/71-2013/93
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, ipotek sözleşmesinin feshedildiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/85 Esas sayılı dosyasında davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişinin müvekkilinin davacıya borcu olmadığını tespit ettiğini, ipoteğin güvence altına aldığı rizikonun 30.12.2005 tarihi itibarıyla ortadan kalktığını, dolayısıyla ipoteğin fekki gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kendi ticari defterlerine göre 30.12.2005 tarihi itibarıyla davalıdan kira alacağı bulunmadığı, dolayısıyla ödenmeyen kira bedelinin bulunduğunu iddia ederek alacak isteminde bulunamayacağı, ancak aracın kaza yapmasından dolayı sigorta şirketinin davacıya yaptığı ödemenin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararıyla istirdatına karar verilerek bu konuda davacı hakkında 08.10.2008 tarihinde icra takibi yapıldığı, davacının takip dosyasına ödeme yapmadan 05.11.2008 tarihinde kendi defterine göre borçlu gözükmeyen davalı ve dava dışı taşınmaz malikleri hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunduğu, davacının 11.03.2011 tarihinde borçlu olduğu takip dosyasına ödeme yaptığı, dolayısıyla ancak ödeme yaptıktan sonra davalı F.. İ..’den talepte bulunabileceği, ödeme yapmadan ve kendi ticari defterine göre borçlu olmayan davalı hakkında yaptığı takibin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının henüz dava dışı sigorta şirketine iade etmediği tazminat için davalıya rücu etmesi haksız ise de aleyhine verilen mahkeme kararına istinaden hakkında başlatılan ilamlı icra takibi üzerine davalıdan talepte bulunması kötüniyetli bir davranış olarak nitelendirilemez. Nitekim davacı dava dışı sigorta şirketine daha sonra ödeme yapmıştır. Bu nedenle davacının haksız olan takibinde kötüniyetli de olduğu kabul edilerek aleyhine tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.