YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1863
KARAR NO : 2014/4704
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2012/820-2013/788
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalının kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefil olduğu miktarın ödendiğini, asıl borçlu şirketin daha sonra çektiği krediler nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu borcun, davalının imzalamadığı başkaca sözleşmelerden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi raporu ile davalının kefil olduğu sözleşmeye istinaden dava dışı şirkete kullandırılan kredinin ödendiği, daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak yeni krediler kullandırıldığı tespit edilmiştir.Takip ve dava konusu yapılan alacak geçmişte kullanılıp geri ödenen kredi borçları olmayıp, hâlen ödenmeyen kredi borçlarıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2002/19-866 E ve 2002/845 K sayılı kararında açıklandığı üzere davalı, dava dışı borçlu ile davacı banka arasındaki süresiz kredi sözleşmesinde müteselsil kefil durumunda olup, ortada cari hesap şeklinde yürüyen bir borç ilişkisi bulunduğundan, kredi borcunun bir tarihte tamamen ödenmiş olması, kredi sözleşmesini sona erdirmeyeceği için, bu ödemeden sonra borçluya yeni bir kredi kullandırılması, yeni bir borç ilişkisi niteliğinde değildir. Mahkemece bu yön gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.