Danıştay Kararı 9. Daire 2021/3603 E. 2022/3489 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3603 E.  ,  2022/3489 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3603
Karar No : 2022/3489

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, taşınmaz satışları nedeniyle elde ettiği gelirin ticari kazanç olduğundan bahisle re’sen tesis edilen mükellefiyet kaydına ilişkin ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen 2015 yılı gelir vergisi, 2015/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası, hesaplanan gecikme faizi, damga vergileri ile süresi içerisinde beyanname verilmediğinden dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; gelir vergisi ve ferileri ile aynı döneme ilişkin kesilen vergi ziyaı cezası yönünden; davacının 2014 takvim yılından 2018 takvim yılına kadar yapmış olduğu gayrimenkul alım-satım işlemlerinin; alış ve satış tarihleri, bedelleri ve çeşitleri değerlendirildiğinde faaliyetin, süreklilik arz eden kâr amacı güdülen işlemleri kapsadığı sonucuna varıldığından, davacı adına ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden 2015 takvim yılına ilişkin tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve ferileri ile aynı döneme ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği, 2015/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi aslı bakımından; ihtirazi kayıt ile verilen beyannameye istinaden 2015 takvim yılına ilişkin gelir vergisi tahakkuk ettirildiğinden ve aynı zamanda verilen beyannameler ile mahsup imkanı ortadan kalktığından davacı adına ihtirazi kayıt ile verilen beyannameye istinaden yapılan gelir geçici vergisi tahakkukunda hukuka uyarlık görülmediği, 2015/Nisan-Haziran dönemine ilişkin gelir geçici vergisine bağlı olarak tahakkuk eden damga vergisi ve gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezası bakımından; davacı adına 2015 takvim yılına ilişkin salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi hukuka uygun bulunduğundan, aynı gerekçeyle dava konusu gelir geçici vergisine bağlı olarak tahakkuk eden damga vergisi ve gecikme faizi ile 2015/Nisan-Haziran dönemine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasında da hukuka aykırılık görülmediği, gelir ve gelir geçici vergisi beyannamelerinin süresi içinde verilmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezaları bakımından; davacı adına mükellefiyet tesisi geçmişe dönük olarak yapıldığından, henüz mükellef olmadığı dönemlere ilişkin olarak beyanname vermesinin mümkün olamayacağı, geçmişe dönük olarak ilgili dönem beyannamelerini süresi içinde verme olanağı bulunmayan davacı adına kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu geçici vergi aslı ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına, kalan kısımlar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2014 ila 2018 yılları arasında yapmış olduğu gayrimenkul satışlarının ticari satış kapsamında yapıldığının tespit edilmesi sebebiyle idarece tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.