YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14188
KARAR NO : 2014/14670
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ : Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17.04.2014
NUMARASI : 2013/429-2014/255
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz ile aynı bölgeden gelip Dairemizce incelenen (Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/75 Esas 2013/108 Karar, Dairenin 2013/7204 Esas-2013/11197 Karar, Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/76 Esas 2013/137 Karar, Dairenin 2014/10594 Esas-2014/11820 Karar sayılı dosyaları) kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında, getirtilen Dörtyol Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü’nün veri cetveline göre münavebeye alınan mandarinin değerlendirme tarihi olan 2011 yılı itibarıyla sulu şartlarda satış fiyatı 0,9 TL ve üretim gideri 1.730 TL olduğu halde sırasıyla 0,55 TL ve 660 kg alınması suretiyle değer belirlenmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca;
2-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiği dikkate alınarak, davalılar lehine tespit edilecek kamulaştırma bedeli için, bedel ilk kararda hüküm altına alınan bedelden düşük ise ilk karar tarihine kadar; bedel ilk kararda hüküm altına alınan bedelden yüksek ise ilk kamulaştırma bedeline ilk karar tarihine kadar; fark bedeline dava tarihinden itibaren ikinci karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiğinden de hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 23.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.