Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/7483 E. 2014/10391 K. 03.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7483
KARAR NO : 2014/10391
KARAR TARİHİ : 03.06.2014

MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2014/16 D.İş

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili bonoya istinaden ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından “aslı gibidir” şeklinde şerh düşülen senet fotokopisinden de anlaşılacağı üzere, bonoda tanzim yerinin ve borçlunun yerleşim yerinin yazılı olmadığını, bu şekliyle belgenin kambiyo senedi vasfını yitirmiş olduğunu, tanzim yeri ve borçlunun yerleşim yeri yazılı olmayan belgeye istinaden daha önce 5 kez ihtiyati haciz talep edildiğini, bu eksikliğin yargılama devam ederken de tamamlanmasının mümkün olmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece İİK’nun 265’nci maddesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 778/2-f maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanan 6102 Sayılı TTK’nun 680’inci (6762 Sayılı TTK m.592) maddesine göre, “Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.” Bu kanun hükmü uyarınca senetteki eksik unsurların sonradan tamamlanması mümkün ise de bu eksiklik ancak ibraz anına kadar tamamlanabilir. Unsurları eksik olması nedeniyle bono sayılamayan senet (TTK m.777/1) ise ciro yoluyla devredilemez. Ancak alacağın temliki (6098 Sayılı TBK m. 183 vd.; 818 Sayılı BK m. 162 vd.) yoluyla devredilebilir.
Somut olayda ihtiyati haciz isteyen ile aleyhine ihtiyati haciz istenen (senedi düzenleyen) arasında temel ilişki bulunmamakta olup, ihtiyati haciz isteyen hamil, senedi lehtardan ciro yoluyla devralmıştır. Ne var ki ihtiyati haciz isteyen vekilinin talep dilekçesine eklediği ve “aslının aynıdır” şeklinde şerh düştüğü senet fotokopisinde senedin “tanzim yeri” ve “borçlunun yerleşim yeri” bulunmamaktadır. Dolayısıyla ihtiyati haciz isteyenin “alacaklı sıfatına” ilişkin olan bu itirazın yukarıda açıklanan hukuki esaslara göre incelenmesi ve uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu itirazın İİK’nun 265’inci maddesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.