Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1361 E. , 2022/2740 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1361
Karar No : 2022/2740
DAVACI : … Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. … , Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
DAVANIN KONUSU :
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedellerine uygulanacağına yönelik … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın geri alınması ve şirkete ait tesisin sistem kullanım bedellerinde beş yıl süreyle %50 indirim teşvikinden hem veriş hem de çekiş yönünde faydalandırılmasına yönelik yapılan 03/11/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
6446 sayılı Kanun’da iletim sistem kullanım bedellerine ilişkin üretim ya da tüketim yönlü bir ayrıma yer verilmediği, üst hukuk normuna aykırı olarak düzenleyici işlem niteliğinde dava konusu Kurul kararının tesis edildiği, anılan Kurul kararının geçmişe yönelik olarak uygulanacağının öngörülmediği, teşvik indirimini sadece üretim yönündeki iletim sistem kullanım bedelleriyle sınırlandırmanın 6446 sayılı Kanun’un amacıyla bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından süresinde savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI … ‘UN DÜŞÜNCESİ : Dava, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedellerine uygulanacağına yönelik … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın geri alınması ve davacı şirkete ait tesisin sistem kullanım bedellerinde beş yıl süreyle yüzde elli indirim teşvikinden hem veriş hem de çekiş yönünde faydalandırılması istemiyle yapılan 03/11/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu; Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkrada sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen düzenleme ile, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik indirimi uygulanacağı öngörülmüş, teşvik indiriminin uygulanacağı beş yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Kanun’un Geçici 4. maddesindeki kural ile, arz sürekliliğinin yeterli düzeyde sağlanması için, elektrik üretimine yönelik yapılan yatırımların hızlanması ve teşvik edilmesi amaçlanmış olup, herhangi bir tüketim teşvikine yol açacak uygulamanın bu maddenin getiriliş amacıyla bağdaşmayacağı açıktır. Aksi bir düşüncenin kabulü, üretim tesislerinin, salt iç tüketimlerini karşılamak üzere Kanun’un tanıdığı teşvikten yararlanması sonucunu doğuracağından, bu durum teşvik mekanizmasının amacıyla bağdaşmadığı gibi Kanun’un Geçici 4. maddesinde yer alan ve “gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması” şeklinde ifade edilen amaca da aykırılık oluşturacaktır.
Bu durumda, sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanmasına yönelik Kurul kararı ile bu kararın geri alınması ve davacı şirkete ait tesisin sistem kullanım bedellerinde beş yıl süreyle yüzde elli indirim teşvikinden hem veriş hem de çekiş yönünde faydalandırılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaltadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 21/06/2022 tarihinde, davacı vekili Av. … ‘ın ve davalı vekili Av. … ‘ın geldikleri, Danıştay Savcısı’nın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ:
Davacı şirkete, … Termik Enerji Santrali tesisinde üretim faaliyeti göstermek üzere … tarih ve … sayılı üretim lisansı verilmiştir.
Şirkete ait tesis, aynı baraya bağlı tüketim tesisi bulunan üretim lisansı sahipleri için 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ne şekilde uygulanacağına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı kapsamında, Eylül 2020 döneminde tüketim yönlü iletim bedeli faturasının sistem kullanım bedeli kaleminde %50 teşvik indiriminden yararlanamamıştır.
Bunun üzerine, söz konusu Kurul kararının geri alınması ve şirkete ait tesisin sistem kullanım bedellerinde beş yıl süreyle %50 indirim teşvikinden hem veriş hem de çekiş yönünde faydalandırılmasına yönelik 03/11/2020 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulmuştur.
Bu başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine, anılan zımnen ret işlemi ile … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu; Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkradaki sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
6446 sayılı Kanun’un amacında da belirtildiği üzere, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli olarak kullanıcılara ulaştırılmasını teminen arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak çeşitli teşvikler öngörülmüştür. Bu kapsamda, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinde, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağı düzenlenmiştir. Teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Mezkur Kanun’un Geçici 4. maddesi, üretim tesisi yatırımlarını desteklemek suretiyle arz güvenliğinin yeterli miktarda yedekle birlikte oluşturulmasını sağlamayı amaçlamıştır. Kanun koyucunun işaret ettiği bu amaç doğrultusunda arz sürekliliğinin yeterli düzeyde sağlanmasına yönelik olarak elektrik üretimine ilişkin yapılan yatırımların hızlanması ve teşvik edilmesi gerektiği benimsenmiştir.
Nitekim, Geçici 4. maddede yer verilen “kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması” ibaresinden iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden öngörülen teşvikin amacı anlaşılmaktadır. Yeterli arz kapasitesinin oluşturulabilmesi için teşvik indiriminin üretimi ve üretim tesisi yatırımlarını arttırmaya matuf üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması gerektiği açıktır. Aksi bir kabul hâlinde ise, üretim tesislerinin, salt iç tüketimlerini karşılamak üzere Kanun’un tanıdığı teşvikten yararlanması gerekir ki, bu durum teşvik mekanizmasının amacıyla bağdaşmamaktadır. Başka bir ifadeyle, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim de dâhil olmak üzere herhangi bir tüketimi karşılığında ödemesi gereken iletim sistem kullanım bedellerinden indirim yapılmaması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararıyla da, Kanun’un ve teşvik mekanizmasının amacı doğrultusunda üretim tesislerinin üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden indirim teşvikinin uygulanacağı belirlenmiş olup, arz güvenliği ve sürekliliği çerçevesinde yatırımcılara teşvik verildiği vurgulanmıştır. Böyle bir niteleme, elektriksel puant gücün ve elektrik enerjisi talebinin artması ve bu artışın devam edeceği öngörüsü dikkate alındığında, olası arz sıkıntısına karşı tedbir olarak mali kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasına da olumlu yönde katkıda bulunacaktır.
Bu itibarla, dava konusu Kurul kararında ve bu kararın geri alınmasına yönelik yapılan 03/11/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu Kurul kararıyla, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi kapsamında iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan teşvik indiriminin üretim tesislerinin üretim yönlü iletim sistemi kullanımıyla sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkradaki sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Söz konusu maddede, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağı düzenlenmiştir. Teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Yukarıda aktarılan kuralda, üretim tesislerine iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik indiriminin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu kapsamda, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim üretim aşamasının bir unsuru olduğundan sadece üretim için gerekli olan iç tüketimin de maddede belirtilen teşvik indiriminden yararlanması gerekmektedir. Zira bahse konu iç tüketim, arz güvenliği ve sürekliliğini sağlamak amacıyla elektrik üretimi için zorunludur.
Öte yandan, söz konusu iç tüketim üretim tesislerinin üretim amacı dışında diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir tüketim değildir. Aksine iç tüketim, üretim lisansı sahibi şirketlerin elektrik üretimi yapabilmek, emre amade kapasiteyi sağlayabilmek veya bakım/arıza dönemlerinde zorunlu nedenlerle şebekeden ihtiyaç duyduğu elektriği çekebilmek amacına matuf bir tüketimdir.
Kaldı ki, mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, üretim tesisleri teşvik mekanizmasından üretim ya da tüketim yönlü herhangi bir ayrım yapılmadan 26/07/2008 tarihinden itibaren yararlanmaktadır. Kanun koyucu, üretim tesislerinin teşvik indiriminden yararlanabileceğini belirtmekle yetinmiş, elektrik üretimi için gerekli olan iç tüketimi teşvik mekanizmasından yararlanmanın bir istisnası olarak düzenlememiştir. 6446 sayılı Kanun’un amacının üretimi teşvik etmek olduğu ve uygulamaya üretim/tüketim yönlü ayrımı yapılmadan süreklilik kazandırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Kurul kararı ile teşvik sistemi kanuna aykırı olarak değiştirilmiş ve kanun ile tanınan bir hak idarî bir işlem olan Kurul kararıyla daraltılmıştır.
Ayrıca, söz konusu teşvik uygulaması yaklaşık 12 yıldır uygulanmakta iken bu uygulamanın değiştirilmesi gerekliliğine ilişkin de haklı ve hukukî bir gerekçede ortaya konulamamıştır. Bu durum, “Hukukî Güvenlik İlkesi”ne de aykırılık oluşturmaktadır.
Bu itibarla, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi ile verilen hakkı, teşvik indiriminin kapsamı dolayısıyla daraltan dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kurul kararının ve bu kararın geri alınmasına yönelik yapılan 03/11/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile davanın reddi yolundaki karara katılmıyoruz.