YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17727
KARAR NO : 2014/517
KARAR TARİHİ : 06.01.2014
MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2013
NUMARASI : 2012/597-2013/320
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının kambiyo senetlerine özgü takibe konu ettiği bonoların gerçek bir alacak borç ilişkisini göstermediğini müvekkili S.. U.. ile davalının diğer davacı şirketin ortağı iken davalının şirketteki hisselerini 01.08.2012 tarihinde müvekkili S.. U..’a sattığını müvekkilleri tarafından dava dışı A. A.Ş.’e verilmek üzere imzalanan her biri 1.500,00 TL değerindeki 12 adet bononun yazıhaneden davalı tarafından diğer menkullerle birlikte çalındığını takibe kötüniyetli olarak girişildiğini ileri sürerek müvekkillerinin icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 23.12.2010 tarihinde davacı şirkete ortak olduğunu, tarafların 15.06.2011 tarihinde davacı şirket adına araç alınması konusunda şifahi olarak anlaştığını, müvekkilinin verdiği para ile aracın alındığını, araç şirket adına çalışacak ve elde edilen gelirin her ay 1500 TL tutarının müvekkiline verilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını ve bu amaçla bonoların imzalanıp müvekkiline verildiğini, çalınma iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile %20 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davalının davacılardan alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne davacının Çorlu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8122 sayılı icra takip dosyasına dayanak 16.06.2011 tanzim tarihli 1.500,00 TL meblağlı 12 adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz istemini içeren dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harçlarının yatırıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2)Dava; kambiyo senetlerine mahsus yolla girişilen icra takibine dayanak yapılan bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu savunan davalıdadır. Ancak davalının alacağının bir belgeye dayanması ve belge altındaki imzanın borçlu tarafından inkar edilmemesi durumunda ispat yükü borçluya geçer.
Somut olayda takip ve dava konusu bonolar altındaki imzalar borçlu davacı tarafından inkar edilmediğine göre ispat yükü davacıda olup davacı bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığı yolundaki iddiasını aynı kuvvette yazılı belge ile kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.