YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4759
KARAR NO : 2014/9665
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/05/2013
NUMARASI : 2010/365-2013/312
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, takip konusu yapılan senetteki ciro zincirinin kopuk olduğunu, müvekkilinin senetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığını, senedin zorla imzalatıldığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 oranında icra tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senet üzerindeki son cironun müvekkiline ait olduğunu ve müvekkilinin senedi elinde bulunduran yetkili hamil olduğunu, B.. G..’in isim ve imzasının senet arkasında bulunmasının nedeninin senedin ön yüzünde yer olmayışından kaynaklandığını, davalının davacıya senedi zorla imzalattığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman Sivas’a gitmediğini, davacı Birol’un senet metnindeki diğer borçlular ile müvekkiline ait aracı aldığını ve araçla alkollü bir şekilde kaza yaptıklarını, müvekkiline verdikleri zararın karşılığı olarak da takip konusu senedi verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Ünye Asliye Ceza Mahkemesi’nin kesinleşen 2011/483 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının bu iddialarının subuta ermediği, aksine davacının davalı Ş.. O..’na bu olay nedeniyle iftirada bulunduğundan bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, takibin kambiyo senetlerine özgü yapıldığı, davacının senedin zorla imzalatıldığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil ibraz edemediği, toplanan delillerin senedin zorla imzalatıldığı hususunda mahkemece kanaat oluşmasına yetmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu senedin keşidecisi E. G., kefili Z.. G.., lehdarı davalı Ş.. O.., birinci ciranta B.. G.., ikinci ciranta Ş.. O.. olup, senet de Ş.. O.. tarafından takibe konulmuştur. Bu durumda incelenen ciro silsilesinde takip alacaklısı Ş.. O.. senedin lehdarı olup, takip borçlusu ve eldeki menfi tespit davasının davacısı olan B.. G.. ise lehtardan sonra ciranta olduğu ve B.. G..’den sonra davalı-takip alacaklısı Ş.. O..’nın cirosu bulunduğundan, davalı-takip alacaklısı Ş.. O.. yönünden alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalı hamil Ş.. O.., kendinden önceki ciranta olan B.. G.. hakkında takip yapamaz. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 22.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.