YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4457
KARAR NO : 2014/8135
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2011/101-2013/148
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdolunan bayilik sözleşmesi kapsamında davalı yanın sözleşme ile üstlendiği miktarda mal alımı yapmayarak akdi ihlal etmesi üzerine müvekkilince iki kez ihtarname keşide edilmek suretiyle eksik bulunan mal alımını tamamlaması istendiğini ancak davalı tarafın ihtarların gereğini yerine getirmediği gibi 18.05.2009 tarihli ihtarname keşide ederek haksız şekilde sözleşmeyi feshettiğini ve demirbaş eşyaları da teslim etmediğini davalının bu eylemleri karşısında eksik mal alımı nedeniyle müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının oluştuğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanında bayilik sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu biran için geçerli kabul edilse bile cezai şart tutarının çok yüksek bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı taraf eksik mal alımı nedeniyle cezai şart isteminde bulunmuş ise de, aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sözleşmenin yürürlükte olduğu süreçte hiçbir sene mal alım taahhüdüne uyulmadığının saptandığı, davalının tonaj taahhüdünü yerine getirmesi için davacı yanca 16.03.2007 tarihli ihtarname keşide olunarak, aksi halde akdin fesholunacağı bildirilmiş ise de ihtarname sonrasında sözleşme ilişkisinin sürdüğü ve iki yıl daha ürün satış taahhüdüne uyulmadığı gibi, davalının akdi feshettikden sonra davacı tarafından açılan bu davanın TMK 2. maddesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Davalı yanın eksik mal alımını tamamlaması için davacı tarafından 2007 yılında ihtarname keşide olunarak akabinde ihtirazi kayıt ile davalıya mal verilmeye devam edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu olgu karşısında davacı yanın 2007 yılı için cezai şart isteminde bulunmakta haklı olduğunun gözetilmemesi isabetsiz bulunduğu gibi, öte yandan akdi ilişkinin 2009 yılı dönemi sona ermeden davalı yanca feshedildiği dosyaya delil olarak sunulan 18.05.2009 tarihli davalı ihtarnamesinden saptanmış olup bu feshin haklı olup olmadığı üzerinde durularak, haksız bulunduğu takdirde davacı tarafın 2009 yılı için de cezai şart talep edebileceği hususu değerlendirmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.