Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/6213 E. 2014/9705 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6213
KARAR NO : 2014/9705
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2004/107-2013/442

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan T. D.i tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı, arsa almak için alacaklı kısmı boş senedin verilip, daha sonra senet bedelinin hamili olan davalılardan N.. K..’e ödendiğini, iade edilen senedin kendisi tarafından verilen senet olmadığını, asıl senedin alacaklı kısmına N.. K.. adı yazılarak ciro edilerek Av. T. D.i tarafında icra takibine konulduğunu, N.. K..’in bono bedelini tahsil ettiğine dair belge verdiğini, okuma ve yazma bilmeyen N.. K..’in imza atmak suretiyle sendi ciro yolu ile devredemeyeceğini, ciro silsilesinde kopukluk olduğunu, davalı T. D.’nin yetkili hamil olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespiti ile davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Davalılardan T. D. 26.12.2006 tarihli celse, iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava, bedelsiz kaldığı iddia edilen senede dayalı başlatılan takip ve senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, davalılardan Ali ve Turgay hakkında sahte senet tazmininden Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada yargılanması sonunda her iki davalının da belirtilen suçtan cezalandırılmalarına karar verilip, kararın kesinleştiği, davalı Nazire’nin ceza yargılamasında tanık sıfatıyla verdiği ifadede davacıya arsa satıp bedelini ödemediğini, avukata verdiği parasını aldığını beyan ettiği böylelikle takibe konulan senedin bedelsiz kaldığı, ayrıca Nazire’ye ait cironun da sahte olduğu, kötüniyetle takip yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı T. D. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz eden isminin karar başlığında yazılmaması mahallin de her zaman düzeltilebilecek yazım hatası niteliğindedir.
Mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 818. sayılı BK’nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararı hükme esas alınmış ise de ceza mahkemesince “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmiştir. Bu nitelikteki kararlar BK’nun 53. maddesi anlamında hukuk hakimini bağlayıcı kararlar olarak kabul edilemez. O halde mahkemece, sahtecilik ve dava dilekçesinde yer alan diğer iddialar bakımından araştırma ve inceleme yapılıp deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalı T. D. yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.