YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5504
KARAR NO : 2014/9793
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2013
NUMARASI : 2011/627-2013/329
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; alacağı temlik eden banka ile dava dışı İ…Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalandığını, keşide edilen ihtarnameye rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ile davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; asıl alacağa mahsuben ilgili bankaya tevdii edilen müşteri çek ve senetlerinin asıl alacaktan mahsup edilmediğini, tevdii edilen bu müşteri çek ve senetlerinin ne kadarının tahsil edildiğinin bilinmediğini, ancak hiç birinin iade edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda; bankanın kredi sözleşmesine dayanarak 09/06/2009 tarihinde takip başlattığı, aynı tarihte borçlular tarafından kendisine tevdii edilen ve ödenmeyen çek ve senetleri de farklı takip dosyalarında takibe koyduğu, bu takiplerin de halen derdest olduğu, davacının borca mahsuben temlik eden bankaya tevdii edilen çek ve senetlerin ödenmediğini veya karşılıksız kaldığını ispat edemediği, bankaya tevdii edilen çek ve senetlerin davalı borcundan mahsup edilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre icra takip tarihi ile belirlenen 8.329,77 TL borcun da takip tarihinden sonra ve davadan önce borçlular tarafından 35.000,00 TL ödeme yapılarak fazlasıyla karşılandığı gerekçesiyle davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili savunmasında, kredi borcunun verilen çek ve senetlerle ödendiğini savunmuştur. Davacı vekili ise savunmada belirtilen çek ve senetlerin mahkemeye bildirdikleri dışındakilerin tahsil edilmediğini açıklamıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.’nın 114. maddesi uyarınca taraflarca sözleşme ile kararlaştırılmadıkça kambiyo senedi düzenlenmesi tek başına borcun yenilendiğini göstermez. Somut olayda borcun yenilendiğine ilişkin yazılı bir delil sunulmadığına göre davacı alacağını hem temel ilişkiye dayanarak hem de çek ve senetlere dayanmak suretiyle takibe girişip tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla isteyebilir.
Savunmada sözü edilen çek ve senetlerle ilgili takiplerin derdest olduğu ve henüz ödemelerin gerçekleşmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Nitekim davacı vekili de bu hususlara değinerek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Ödeme savunmasının ispat külfeti davalı borçludadır.
Mahkemece henüz ödenmemiş olan ve takibi devam eden çek ve senetlerin davadan önce ödenmiş olduğu varsayılarak ve ispat külfeti kendisinde olmayan davacının bunların ödenmediğini ispatlayamadığı şeklindeki yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.