YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2863
KARAR NO : 2014/5388
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2013/92-2013/304
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile dava dışı M.. K.. arasında yapılan 24.10.2010 tarihli kredi sözleşmesinin müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, müvekkilinin sözleşme gereğince 20.000 TL bedelli senedi davalıya verdiğini, anılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcu ortadan kalktığı halde davalının 02.10.2012 vade tarihli 20.000 TL bedelli senedi icra takibine koyduğunu ileri sürerek, senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının kefil olduğu kredi sözleşmesinde belirtilen kredi miktarı kadar davalı bankaya ödeme yapıldığı, limit artırım sözleşmesinde ise davalının imzasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya ve icra takibine konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu bononun, davacının 20.000 TL kefalet limiti ile kefil olarak imzaladığı banka kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, teminat altına alınan kredi borcunun tamamen ödenip ödenmediği, kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumluluğu ilkesi uyarınca ödeme yapıp yapmadığı, dolayısıyla dava konusu senedin teminat fonksiyonunu devam ettirip ettirmediği noktalarında toplanmaktadır.
Kredi borcuna karşılık bir kısım ödeme yapılmış ise de bu ödemelerin kimin tarafından yapıldığı ve davacının kefaletinin teminatı olarak verilen bononun akibeti konusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMSINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.