YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7520
KARAR NO : 2014/9924
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2011/80-2013/349
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde Amerikan Doları ve Türk Lirası cinsinden iki ayrı hesabının bulunduğunu, bu iki ayrı hesabından, davalı bankanın Sirkeci şubesi çalışanlarından F. B. tarafından müvekkilinin herhangi bir yazılı yada sözlü talimatı olmaksızın kendi hesabına para aktarmak suretiyle zimmetine para geçirdiğini, davalı bankanın kendisine tevdii edilen paralardan sorumluluğunun bulunduğu gibi personelin her türlü kusurundan ve en küçük ihmalinden dahi sorumlu olduğunu, müvekkilinin hesabından haksız yere alınan paranın tahsili için davalı banka aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan konut kredisi kullandığını, yapılan işlemlerin davacının bilgisi dahilinde kredi borcunu kapatmaya müteallik bankacılık işlemleri olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı banka çalışanı hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı verildiği, zimmet suçunun kesinleştiği diğer yönlerden kararın bozulduğu, bu nedenle ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesinin beklenilmesine gerek görülmediği, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu gibi bir güven kurumu olarak objektif özen borcunun gereği hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının 60.000,00TL ana para üzerinden iptali ile paranın çekildiği 20.03.2006 tarihinden itibaren 3095 S.K.nun değişen ve değişecek oranlarda, kanuni temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan alınıp, davacıya verilmesi şeklinde takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı banka çalışanı F. B.’in yargılandığı ceza davasında İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/17 Esas-2010/36 Karar sayılı ilamıyla zimmet suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay Ceza Dairesince bozulduğu ve ceza yargılamasının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece gerekçeli kararında anılan ceza dosyasındaki maddi olgular esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözkonusu ceza mahkemesi kararı kesinleşmemiştir. Bu durum karşısında 818 sayılı B.K.nun 53. (6098 S. T.B.K. 74)maddesi hükmüne göre ceza mahkemesince saptanan maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı hususunun gözetilerek yerel mahkemece ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.