Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/7662 E. 2014/9949 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7662
KARAR NO : 2014/9949
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2014
NUMARASI : 2012/571-2014/48

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı, icra takibine konu düzenleme tarihi bulunmayan senette borçlu imzasının kendisine ait olmadığını, lehtarı tanımadığını, borç almadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borçlu olduğu senette takibe itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini, müvekkilinin alacağın temliki yolu ile Kemal Esen’den senedi aldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen 21.01.2014 tarihli grafoloji raporuna göre takip konusu senetteki borçlu imzasının davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takip konusu senette borçlu imzasının davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı senette borçlu olup davalı hamil olduğundan davalı-hamil senetteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığını bilebilecek durumda değildir. Bu durumda davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. İİK’nın 72/5. maddesi gereği davacı-borçlu yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız ve aynı zamanda kötü niyetli olarak yapılması koşulu aranmaktadır. Somut olayda davalı-hamil tarafından İİK’nın 72/5. md. gereği haksız ve kötü niyetli olarak takip yapıldığı ispat edilememiş olup bu durumda davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.