Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1301 E. 2022/2253 K. 20.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1301 E.  ,  2022/2253 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1301
Karar No : 2022/2253

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 02/02/2022 tarih ve E:2016/58103, K:2021/355, Temyiz No:2022/31 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 02/02/2022 tarih ve E:2016/58103, K:2021/355, Temyiz No:2022/31 sayılı kararıyla;
Dairelerince davanın reddi yolunda verilen 22/02/2021 tarih ve E:2016/58103, K:2021/355 sayılı kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değiştirilen “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin, sayma suretiyle belirtilen davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; “Temyiz Dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kuralının yer aldığı;
Temyize konu Daire kararının, 25/05/2021 tarihinde davacı vekiline e-tebligat yöntemiyle tebligata çıkarıldığı, tebligatın 25/05/2021 tarihinde alıcı için ayrılmış tebligat alanına başarılı bir şekilde konulduğu ve elektronik tebligatı düzenleyen mevzuat gereği (bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda) 30/05/2021 tarihinde otomatik olarak okunduğu varsayılarak tebliğ işleminin başarılı bir şekilde gerçekleştirildiği; bu karara karşı en geç 29/06/2021 tarihinde mesai saati bitimine kadar temyiz başvurusunda bulunulması gerekmekte iken, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde belirtilen 30 (otuz) günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 07/01/2022 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi Başkanlığı Evrak Havale Bürosu kayıtlarına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu görüldüğünden, süresi içinde yapılmayan temyiz başvurusunun reddi gerektiği gerekçesiyle,
temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının tarafına usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği, karardan, temyiz isteminde bulunan vekilinin 10/12/2021 tarihinde dosyaya vekaletini sunması ve 05/01/2022 tarihinde Uyap sistemine kaydının yapılması ile haberdar oldukları, kararın tebliğ edildiği Av. …’un …Ağır Ceza Mahkemesinin …sayılı dosyasında kendisini temsil etmesi için … tarih ve …yevmiye numaralı vekaletname ile vekil tayin edildiği ve aralarındaki vekalet ilişkisinin …Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan dosya ile sınırlı olacak şekilde belirlendiği; öte yandan, Av. … ile aralarındaki vekalet ilişkisi 27/08/2019 tarihli fesih sözleşmesi ile çift taraflı olarak sona erdirildiğinden, tebliğin yetkisiz bir kişiye yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğu; fesih sözleşmesinde fesih ile ilgili gerekli bildirimlerin Av. … tarafından yapılması gerektiği özellikle vurgulanmış olduğundan, Av. … tarafından fesih sözleşmesinin mahkemeye bildirilmemiş olmasının sorumluluğunun üzerinde bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı tarafından, Av. …’un …Ağır Ceza Mahkemesinin …sayılı dosyasında kendisini temsil etmesi için …tarih ve …yevmiye numaralı vekaletname ile vekil tayin edildiği ve aralarındaki vekalet ilişkisinin … Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan dosya ile sınırlı olacak şekilde belirlendiği ve bu davanın Av. … tarafından takip edilmediği ileri sürülmekteyse de, davalı idarenin ikinci savunmasına karşı davacının beyan dilekçesinin 24/01/2019 tarihinde Av. … tarafından bir üst yazı ile dosyaya sunulduğu, dilekçe ekinde genel dava vekaletnamesinin bulunduğu ve dilekçe içeriğinde de Av. …’un UYAP’a vekil olarak kaydedilmesi talebinde bulunulduğu görülmektedir. Ayrıca vekalet ilişkisinin 27/08/2019 tarihli fesih sözleşmesi ile çift taraflı olarak sona erdirildiğinden, tebliğin yetkisiz bir kişiye yapıldığı iddiasına ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 81. maddesindeki vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi zorunluluğu yolundaki kural dikkate alındığında, kararın tebliğ tarihinde dosyada usulüne uygun şekilde vekalet ilişkisinin sonladırıldığına ilişkin bilgi-belge bulunmaması nedeniyle itibar edilmesi mümkün olmayıp, yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Temyiz isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 02/02/2022 tarih ve E:2016/58103, K:2021/355, Temyiz No:2022/31 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 20/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.