Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1102 E. 2022/2240 K. 20.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1102 E.  ,  2022/2240 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1102
Karar No : 2022/2240

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A. Ş.
VEKİLLERİ : Av. … , Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/11/2021 tarih ve E:2017/2471, K:2021/5298 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 21/01/2017 tarih ve 29955 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in Ek-1 Tablosunda yer alan elektronik haberleşme sistemlerine ait baz istasyonu, iletişim panosu katsayısının “onbeş” olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/11/2021 tarih ve E:2017/2471, K:2021/5298 sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 169. maddesi, dava konusu işlem tarihindeki haliyle 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesinin 3. fıkrasına yer verilerek,
6831 sayılı Kanun’un 17/3, 18 ve Ek 5. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği’nin “17/3 üncü maddeye göre verilecek izinler” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, ormanlık alanlarda kamu yararı ve zaruret bulunması halinde yapımına izin verilebilecek tesislerin sayıldığı, 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde arazi izin bedelinin; izin alanının metrekaresi, cari yıl ağaçlandırma birim metrekare bedeli, bu Yönetmelik’in ekinde yer alan izin türü katsayısı (Ek-1), ekolojik denge katsayısı (Ek-2) ve il katsayısının (Ek-3) çarpımlarının sonucu bulunacağı hükmüne yer verildiği, Ek-1, Ek-2 ve Ek-3’te ise katsayı tablolarının düzenlendiği;
Anılan Yönetmelik’te izin türüne göre uygulanacak katsayının belirlendiği Ek-1’de, “Elektronik haberleşme sistemlerine ait baz istasyonu, iletişim panosu” için öngörülen katsayı “30” iken dava konusu değişiklikle bu katsayının “15” olarak yeniden belirlendiği,
6831 sayılı Kanun’un 17. maddesinde, bu maddeye dayanılarak verilecek izinlerin bir bedel karşılığında olacağının belirtildiği; bu hükme dayanılarak çıkartılan Yönetmelik’in “Bedellerin tespiti” başlıklı 9. maddesinde, Orman Kanunu uyarınca temin edilecek arazi izin bedeli hesaplanırken kullanılacak ölçütlerin belirlendiği, hesaplamada kullanılacak parametrelerden biri olan ve dava konusu düzenlemeyi içeren Ek-1’de izne konu faaliyetin kapsamına göre farklı katsayıların belirlendiğinin görüldüğü;
6831 sayılı Kanun’un aktarılan hükümlerine göre orman sınırları içinde Kanun’da sayılanlar dışında kurulacak tesislerden izin bedeli alınması gerektiği ve bu hususta (dava konusu düzenleme tarihindeki haliyle) Orman ve Su İşleri Bakanlığının yetkili olduğu ve bedel tespitinin yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmış olduğundan, davacının yetki yönünden hukuka aykırılık iddiasının yerinde görülmediği,
Bununla birlikte, davalı idarenin ormanlık alanların korunması ve genişletilmesi açısından tedbirler alabileceği, bu hususta düzenlemeler yapabileceği açık olup, bu tür izinlerden alınan bedelin, alanın orman olarak kullanılamamasından ve oluşacak fonksiyonel kayıplardan kaynaklanan zararın karşılığı olduğu gözetildiğinde, Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği’nin “Bedellerin tespiti” başlıklı 9. maddesinin 1-b bendi ile atıf yapılan Ek-1 tablosunda yer alan “elektronik haberleşme sistemlerine ait baz istasyonu, iletişim panosu” katsayısının “15” olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yürürlükten kaldırılan düzenleme ile karşılaştırıldığında dava konusu düzenlemenin izin bedellerinin 6 ila 28 kat artmasına neden olduğu, izin bedeli katsayısı orantısız bir biçimde artan tek tesisin baz istasyonları olduğu, imtiyaz sözleşmesi ile özel kişilerce ifa edilen haberleşme kamu hizmetinde kullanılan baz istasyonlarının devlet ormanlarında tesis edilmesinin kural olarak bedelsiz olması gerektiği; baz istasyonundan çok daha fazla yer işgal eden ve orman alanı için daha fazla risk oluşturan hidroelektrik santrali, rüzgar enerji santrali, ölçüm ve gözlem istasyonu, su arama, su kuyusu, jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama, atık su tesisi, petrol ve doğalgaz boru hattı, petrol ve doğalgaz arama ve işletme izni, odun kömürü ocağı için 0,5; baz istasyonu ile aynı nitelikte olan radyo-televizyon verici istasyonları için 5, elektronik haberleşme sistemlerine ait baz istasyonu, iletişim panosu için 15 olarak belirlenmesinin ölçülülük ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi mevcut farkın kanuni dayanağının da bulunmadığı; şirketlerinin kapsama yükümlülüğünün yanı sıra kapasite ve kalite ihtiyacı nedeniyle bazı yerlerde orman alanına baz istasyonu kurmasının teknik bir zorunluluk olduğu, izin bedellerinin 6 ila 28 kat artmasına neden olan dava konusu düzenlemenin bu yönüyle haberleşme hizmetinin sürdürülebilirliğini kısmen veya tamamen ortadan kaldıracak nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 12/11/2021 tarih ve E:2017/2471, K:2021/5298 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 20/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.