Danıştay Kararı 10. Daire 2022/716 E. 2022/3344 K. 20.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/716 E.  ,  2022/3344 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/716
Karar No : 2022/3344

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kaymakamlığı / …

İSTEMİN_ÖZETİ : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…sayılı temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazın tapuda adına kaydedilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Beykoz Tapu Sicil Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi, ehliyet konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yollama yapmış olup anılan Kanun’un yerine geçen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da taraf ehliyetinin medeni haklardan yararlanma, dava ehliyetinin ise medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği hükme bağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı; 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri; 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı belirtilmiş; 407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu; 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı; 419. maddesinin 2. fıkrasında; kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; …İdare Mahkemesince, davanın açılmamış sayılması yolunda verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…sayılı kararı ile temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verildiği, davacı tarafından bu kararın da temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği; ancak …Sulh Hukuk Mahkemesinin E:…, K:…sayılı ve 15/01/2019 kesinleşme tarihli kararı ile davacının kısıtlandığı ve kendisine eşi …’ın vasi olarak tayin edildiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine Dairemizin 10/02/2022 tarihli ara kararı ile bakılan davaya devam edilip edilmeyeceğinin vasi …’a sorulduğu, anılan kişi tarafından ara kararına cevap verilmediği, bizzat davacı tarafından cevap verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava dosyasında, davaya devam etme iradesine yönelik vasi tarafından verilmiş bir dilekçe olmadığı dikkate alındığında, 4721 sayılı Kanun uyarınca davacının temyiz yoluna başvurma ehliyeti bulunmadığı sonucuna varıldığından temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, davacının TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2577 sayılı Kanun’un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.