Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5507 E. , 2022/4204 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5507
Karar No : 2022/4204
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına,Tasfiye Halindeki … Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla tasfiye memuru olduğu düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; vergi alacağının ödeme emri ile takip edilebilmesi için ortada usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş bir vergi alacağının bulunması gerekmekte olup, davacının tasfiye memuru olduğu şirket hakkında yapılan inceleme ve tarhiyatların şirketin ticaret sicilinden silinmek suretiyle tüzel kişiliği son bulduktan sonra yapılarak tamamlandığı görüldüğünden, bu durumda ortada usule uygun olarak tahakkuk etmiş bir vergi alacağından bahsetmeye hukuken imkan bulunmadığından davacı adına 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesine eklenen 9. fıkrası uyarınca düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu ödeme emrinin dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerinin 30/12/2016 tarihinde tasfiye memuru olan davacının bilinen adresinde, adreste bulunamaması nedeniyle tebliğ edilemediğinden bahisle mahalle muhtarına bırakılmak ve buna ilişkin tutanak kapıya yapıştırılmak suretiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiğinden, ortada usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emri muhteviyatı 2011-2012 yıllarına ilişkin vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden 2012 ve 2013 yıllarının başından başlayarak beş yıl içinde yani 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihlerine kadar tarh ve tebliğ edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemin yasaya ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.