YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13582
KARAR NO : 2014/18505
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2014
NUMARASI : 2010/592-2014/115
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ancak takibe konu senedin davalı tarafça nasıl ele geçirildiğinin bilinmediğini, zira müvekkilinin davalı adına böyle bir senet düzenlemediğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı tutarın müvekkiline iadesine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 2.el bir araç sattığını ve karşılığında takibe konu senedi aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davaya konu senedin nakden kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafın senedin mal karşılığı verildiğini beyan ederek senet metnini talil ettiği ve böylece ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalı tarafça davacıya yemin teklifinde bulunulduğu, davacının usulüne uygun olarak yeminini eda ettiği, davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibi nedeniyle ödemiş olduğu 45.932,72 TL’nin davalıdan tahsiline, davalı aleyhine asıl alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 72/5. maddesi hükmüne göre menfi tespit davası sonucunda alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin haksız olması yeterli değildir, davalı alacaklının ayrıca takipte kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Somut olayda davalı alacaklı takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.