YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23199
KARAR NO : 2014/25624
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2014/447-2014/1221
Davacı, borçlanma talebini reddeden kurum işleminin iptaline, Türk vatandaşlığını kaybetmeden önceki borçlanmaya esas tüm sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın yurt dışında Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas sürelerini 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ile borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre “Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
403 sayılı mülga Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun değişik 29.maddesi ile 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanunu’nun 28.maddesinde doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığından vatandaşlıktan çıkma izni alanların, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı tutulmuş olup; anılan kişilerin bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tâbi olmak şartıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam edecekleri belirtilmiştir. Açıklanan kanun maddeleri, çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin kazanılmış haklarının korunacağını belirtmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.11.2005 gün ve 10/492-646, 16.11.2005 gün ve 21/682-618, 08.03.2006 gün ve 21/15-58 ve 08.03.2006 gün ve 21/6-56 sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
10/09/2014 tarihli 6552 sayılı Yasa ile değişik 3201 sayılı Yasanın 1. maddesinde Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen süreleri borçlanma hakkı olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 403 sayılı mülga Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun “Kaybettirme” başlıklı 25.maddesinin (ç) bendine göre yurt dışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak veya Türkiye’de savaş ilanı üzerine yurt dışında bulunup da, yurt savunmasına katılmak için yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak üç ay içinde icabet etmeyenlerin Türk vatandaşlığını kaybettiklerine Bakanlar Kurulu tarafından karar verilebilir. 5901 sayılı Kanun’un 29.maddesinde ise izin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yaptıkları resmi makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığının Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile kaybettirilebileceği açıklanmıştır. 5901 sayılı Kanun’un 43.maddesine göre mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişiler başvurmaları halinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye’de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilirler.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; 403 sayılı mülga Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25 ve 5901 sayılı Kanun’un 29.maddesine göre Türk vatandaşlığını kaybettiklerine karar verilenlerin sosyal güvenlik hakları saklı tutulmadığından, 3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olmadıklarından borçlanma hakkından yararlanmaları mümkün değildir.
Somut olayda, davacının dosyada bulunan nüfus kaydında , 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25.maddesinin (ç) bendine göre Bakanlar Kurulunun 14/4/2003 gün ve 5481 sayılı kararı ile Türk vatandaşlığının kaybettirildiği belirtilmektedir. Buna göre davacının Türk vatandaşlığını çıkma izni alarak mı kaybettiği yoksa vatandaşlığın yukarıdaki madde hükümlerine göre mi kaybettirildiği, 5901 sayılı Kanun’un 43.maddesine göre Türk vatandaşlığına alınmak için başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılarak bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.