YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8319
KARAR NO : 2014/10004
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 22. İş Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2014
NUMARASI : 2013/675-2014/30
Davacı, 30/12/1985 tarihinden itibaren sigortalılığının tespitine, yurtdışında geçen hizmetleri borçlanabileceğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının yurt dışındaki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 30.12.1985 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, 30.12.1967 doğumlu davacının Fransa’da 01.11.1979 tarihinden itibaren ikamet ettiği ve 1999 yılında 9 ay eylemli çalışmasının bulunduğu, ülkemizde 11.09.2013-13.09.2013 tarihleri arasında 3 gün süreyle 4/1-(a) bendi kapsamında çalışmasının bulunduğu, 28.06.2013 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, Türk vatandaşı olması nedeniyle Kurumun 4/1-(b) bendi kapsamında borçlanma imkanı tanıdığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın “30.12.1985 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti” talebinde bulunduğu ancak 23.01.2014 tarihli duruşmada davacı vekilinin “davacının yurt dışında fiili çalışmasının bulunmadığını” beyan etmesi üzerine mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de davacının 1999 yılında 9 ay eylemli çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece, davacının Fransa’da eylemli çalışma nedeniyle sigortaya giriş tarihi sorularak ve yabancı dildeki belgelerin tamamı Türkçe’ye tercüme ettirilerek sonucuna göre davacının 18 yaşın ikmalinden sonra fiili çalışması bulunan tarih belirlenerek, Türkiye’deki çalışması ve borçlanması da gözetilerek başlangıç tespitinde hukuki yararı var ise talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.