Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/10386 E. 2014/22252 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10386
KARAR NO : 2014/22252
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ : Kadirli 1. Asliye Hukuk İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2013/401-2013/583

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatı ile temyiz nedenlerine ve özellikle Asliye Hukuk Mahkemesince İş Mahkemesi sıfatıyla yapıldığı anlaşılan yargılama sonunda bu hususun karar başlığında yazılmamış olması ile yine davacı çocuk F.. S.. Ö. adının karar başlığında belirtilmemesinin mahallinde yer zaman giderilebilecek eksiklikler olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, geçirdiği iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş için 64.411,00TL maddi-5.000,00TL manevi, davacı çocuk için 4.809,48TL maddi-2.000,00TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelere göre, hükme esas alınan hesap raporunda davacıların maddi zarar hesaplaması sırasında hesaplanan aktif ve pasif dönem zararlarından önce Kurum tahsislerinin sonrasında ise kazalı işçi kusurunun indirildiği, ayrıca davacı eş için evlenme ihtimalinin ve bu ihtimale göre maddi tazminattan yapılması gereken indirimin raporda hiç irdelenmediği anlaşılmaktadır.
Ölüm halinde hak sahiplerinin açtığı maddi tazminat davalarında hesaplamanın iş kazası tarihinden hüküm tarihine en yakın tarihe kadar bilinen aktif dönem, 60 yaşının ikmaline kadar bilinmeyen aktif dönem, 60 yaşından sonra bakiye ömrü süresince bilinen son asgari ücret üzerinden pasif dönem hesabı yapılarak toplam gelirin belirlenmesi ile yöntemince yapılan söz konusu hesaplama sonucu tespit edilen toplam gelir üzerinden kusur indirimi uygulanmak suretiyle tespit edilen toplam zarardan son olarak Kurum tahsislerinin düşülmesi suretiyle yapılması gerekir. Yine hak sahibi eşlerin maddi zararlarının belirlenmesinde hesap tarihi itibariyle davacı eşin yaşı ve çocuk sayısı da dikkate alınarak evlenme ihtimali göz önüne alınmalı ve belirli oranlarda hesaplanan maddi zarardan Kurum tahsisleri tenzili öncesinde indirim yapılmalıdır.
Somut olayda, davacı eşin evlenme ihtimalinin hiç tartışılmadığı ve yine davacıların maddi zararının hesaplanması esnasında sıralama hatası yapılarak Kurum tahsislerinin tenzili sonrasında kusur indiriminin yapıldığı bilirkişi raporuna itimat ile neticeye varılması usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davacıların maddi zararının hesaplanması noktasında aktif ve pasif dönem zararlarından sırasıyla kusur ve davacı eş için ayrıca evlenme ihtimali indiriminin yapılıp akabinde Kurum tahsislerinin hesaplanan zarardan tenzil edildiği yeni bir hesap raporu almak, bu hesap sonrası çıkacak neticeye göre tüm delilleri bir arada değerlendirip maddi tazminat davası bakımından bir karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03/11/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.