YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4872
KARAR NO : 2014/10356
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2011/1601-2013/1023
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 09/04/2011 tarihindeki iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, maddi tazminat talepleri açısından ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davaya konu zararlandırıcı sigorta olayının Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, kazaya dair ceza soruşturması neticesinde kusuru tespit olunan davalı E.. N..’nun cezalandırılması amacıyla hakkında kamu davası açıldığı, ceza yargılama sırasında iş güvenlik uzmanlarından alınan 24/02/2012 tarihli kusur raporunda davalı E.. N..’nun tali, müteveffa sigortalının ise asli kusurlu olduklarının tespit edildiği, işbu davada alınan 06/05/2012 tarihli kusur raporunda ise davalı işveren H. Mühendislik ve Hurda Geri Dönüşüm İnşaat Taah. Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti.’nin %85 oranında, müteveffa sigortalının ise %15 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, ceza yargılaması sırasında alınan 24/02/2012 tarihli kusur raporu ile işbu davada alınan 06/05/2012 tarihli kusur raporlarında özellikle tarafların kusurunun aidiyeti noktasında aynı olay nedeniyle bilirkişilerce farklı değerlendirmelerinin yapıldığı ortadadır. Oysaki tazminat davalarında tarafların kusurunun aidiyeti ve dağılımı hiç bir tereddüt kalmayacak şekilde tespit olunmalıdır.
Hal böyle olunca Mahkemece yukarıda belirtilen kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik araştırma ile neticeye varılması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yapılacak iş; ceza davasında alınan kusur raporu ile işbu davada alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi noktasında yine işçi sağlığı-iş güvenliği konularında uzman ehil bilirkişi kuruluna konuyu yeniden inceletmek ve tüm delilleri bir arada değerlendirip sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların sair itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine
08/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.