Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3555 E. , 2022/3302 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3555
Karar No : 2022/3302
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : 08/03/2021 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin tamamının, aksi kanaat hasıl olması durumunda 14.,15.,16.,17. ve ilgili diğer maddelerinin iptali ile Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün … sayılı talimat dosyası ile 05/05/2022-12/05/2022 tarihleri arasında Ankara ili, Etimesgut ilçesi, …Mahallesinde bulunan, …Ada, …Parsel, … Blok, … no’lu Bağımsız Bölüm Çatı Aralı Konut Vasıflı Taşınmazın Elektronik Ortamda Açık Artırma Usulü ile satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
Düşüncesi : 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; 5. maddesinde de, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 08/03/2021 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin tamamının, aksi takdirde 14.,15.,16.,17. ve ilgili diğer maddelerinin iptali ile Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün … sayılı talimat dosyası ile 05/05/2022-12/05/2022 tarihleri arasında Ankara ili, Etimesgut ilçesi, …Mahallesinde bulunan, …Ada, …Parsel, … Blok, … no’lu Bağımsız Bölüm Çatı Aralı Konut Vasıflı Taşınmazın Elektronik Ortamda Açık Artırma Usulü ile satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava Dilekçesinin 2577 Sayılı Kanun’un 3. Maddesi Yönünden İncelenmesi:
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün iptali, ancak yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle istenebilecek olup, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmaması halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak bu durumda, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, 08/03/2021 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin tamamının, aksi kanaat hasıl olması durumunda 14.,15.,16.,17. ve ilgili diğer maddelerinin iptalinin istenildiği görülmüştür.
Bu haliyle, dava dilekçesinde, davacı tarafından, dilekçe içeriğinde dava konusu edilen düzenleyici işlemin tamamının iptaline yönelik hukuka aykırılık iddiasının yeterli ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olacak şekilde belirtilmediği, yetki ve/veya şekil unsurlarına aykırı olarak tesis edildiğine ilişkin herhangi bir iddiaya da yer verilmediği, konu ile netice ve talep kısmında belirtilen ve iptali istenilen maddelerin, hepsine yönelik hukuka aykırılık iddialarının ayrı ayrı belirtilmek suretiyle dilekçe içeriğinde açıklanmadığı, sadece belli bir kısmının hukuka aykırı olduğuna yönelik iddia ve açıklamalarda bulunulduğu, ayrıca Yönetmeliğin ilgili diğer maddelerinin de iptali isteminin yer aldığı ancak somut, kuşkuya yer vermeyecek ve açık bir şekilde hangi maddelerin iptali isteminde bulunulduğunun anlaşılamadığı görüldüğünden; dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin tamamının mı, belirli maddelerinin mi, yoksa ikisinin aynı anda mı iptalinin istenildiğinin, maddelerin iptali isteniliyorsa hangi maddelerin veya bu maddelere ilişkin fıkra ve bentlerin iptalinin istenildiğinin açıkça belirtilmesi, iptali istenen maddeler yönünden tek tek, düzenleyici işlemin tamamının iptali isteniyorsa tamamı yönünden hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi ve menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı’na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Öte yandan, anılan Yönetmeliğin 08/03/2021 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği göz önünde bulundurulduğunda; yenilenecek dava dilekçesinde Yönetmeliğin belirli hükümlerinin iptali istemine yer verilmesi halinde, bu hükümlerin uygulanması niteliğinde bir uygulama işleminin bulunup bulunmadığının, uygulama işlemi var ise, bu işlemin tarih ve sayısı ile tebliğ tarihinin belirtilmesi de gerekmektedir.
Dava Dilekçesinin 2577 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Yönünden İncelenmesi:
Davacı tarafından, 08/03/2021 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin iptali ile Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün … sayılı talimat dosyası ile 05/05/2022-12/05/2022 tarihleri arasında Ankara ili, Etimesgut ilçesi, …Mahallesinde bulunan, …Ada, …Parsel, … Blok, … no’lu Bağımsız Bölüm Çatı Aralı Konut Vasıflı Taşınmazın Elektronik Ortamda Açık Artırma Usulü ile satışına ilişkin ihalenin iptalinin aynı dilekçe ile dava konusu edildiği görülmektedir.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayın görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
09/06/1932 tarih ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 134. maddesinin 7343 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen 2. fıkrasında; ”İhalenin feshini, 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir” hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda aktarılan Kanun maddelerine göre, 2004 sayılı Kanun’un uygulanmasını göstermek için çıkarılan düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görüleceği; 2004 sayılı Kanun kapsamında açık artırma usulü ile yapılan ihalenin iptali istemininden kaynaklı uyuşmazlığın görüm ve çözümünde ise icra mahkemelerinin görevli olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu edilen Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün … sayılı talimat dosyası ile 05/05/2022-12/05/2022 tarihleri arasında Ankara ili, Etimesgut ilçesi, …Mahallesinde bulunan, …Ada, …Parsel, …Blok, …no’lu Bağımsız Bölüm Çatı Aralı Konut Vasıflı Taşınmazın Elektronik Ortamda Açık Artırma Usulü ile satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle açılan davanın, 2004 sayılı Kanun’un uygulanması sonucu tesis edildiğinden icra mahkemesinde; düzenleyici işlem olan İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmelik’in iptali istemiyle açılan davanın ise Danıştayda görülmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, adli ve idari yargı olmak üzere iki ayrı yargı düzeninde görülmesi gereken, bu nedenle yargı düzenleri yönünden aralarında hukuki birlik bulunmayan iki ayrı işleme karşı tek dilekçe ile açılan davanın tamamının Danıştay’da görülmesine olanak bulunmadığından, ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerekmektedir.
Bu itibarla, davacı tarafından, yukarıda aktarılan şekilde 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesine uygun olarak yenilenecek dilekçeler ile yeniden iki ayrı dava açılması gerekmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesine de uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde düzenlenmiş dilekçe ile yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak dava açmakta serbest olmak üzere dava dilekçesinin reddine, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, 16/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.