Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1448 E. , 2022/2702 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1448
Karar No:2022/2702
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Akaryakıt Nakliyat İnşaat Taahhüt
Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 04/06/2007 tarihinde yapılan tespitte, … plakalı tankerden istasyon dışında bulunan araçlara akaryakıt ikmal ettiği tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 120.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 14/12/2017 tarih ve E:2014/2574, K:2017/3873 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirkete ait … plaka sayılı tankerden, istasyon dışında bulunan şantiyedeki araçlara yakıt ikmali yapıldığının 04/06/2007 tarihli tutanak ile tespit edilmesi üzerine Kurul’un … tarihli ve … sayılı kararı ile davacı şirketten yazılı savunma alınmasına karar verildiği, bu kararın davacı şirketin bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebligatın belirtilen adrese posta yoluyla ulaştırılamaması üzerine, resmî veya özel müessese ve dairelerden davacı şirketin adresine yönelik bir araştırma yapılmaksızın, savunma isteme yazısının 30/10/2010 tarih ve 27744 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edilerek dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “İlanen tebligat” başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, adresi meçhul olanlara ilanen tebligat yapılacağı; üçüncü fıkrasında, adresin meçhul olması hâlinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceği, bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceğinin kurala bağlandığı, bu durumda, konuya ilişkin Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiğinden, davalı idarece tebligatın geri döndüğünden bahisle adres araştırması yaptırılmadan ilanen tebligat yapılmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, savunma isteme yazısının usule aykırı olarak ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, lisans müracaatı esnasında sunulan belgelerde muhatabın adresinin de yer aldığı, lisans tadili durumunda mevzuat kapsamında Kurum’a bildirilmesi gerektiği, bildirilen adrese tebligatın yapılamaması üzerine ilanen tebligat yoluna gidildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “İlanen tebligat” başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrası ve Tebligat Tüzüğü’nün 46. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereği tebligat için adresin tahkik ve tespiti lüzumu görülmediğinden ilanen tebligat yapıldığı, savunma hakkını kısıtlayacak her türlü işlemden sakınıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan … -TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
4. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.