Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9447 E. , 2022/3283 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9447
Karar No : 2022/3283
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
DİĞER DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından, … Cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu sırada 05/07/2000 tarihinde meydana gelen olaylarda sağ kolu kopacak şekilde yaralanmasının ardından sevk edildiği hastanede ameliyata alınarak sağ kolu dirsek üstünden ampute edilmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; ilkin davacının talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, idarelerce temyizi üzerine kararın bozulduğu, bu aşamada davaya ödeme yapıldığı, bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiği, ret kararının kesinleşmesi üzerine daha sonra davanın reddi yolunda verilen ve kesinleşen …İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, kendisinin yaptığı başvuru sonucunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce verilen 14/04/2015 tarihli kararda, “Davalı hükümetin Sözleşmenin 44/2.maddesine uygun olarak kararın kesinleştiği tarihten başlamak üzere üç ay içerisinde, Saçılık’a maddi ve manevi zarar kapsamında ödediği miktara ilişkin talebinden ve Saçılık tarafından başlatılan idari yargılamalarda Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının kendini savunmak adına yaptığı harcama ve masraflar kapsamında öne sürebileceği ek herhangi bir talepten feragat etmesine, Saçılık’ın geri ödemesi ihtimalinde, Hükümetin aynı miktarı, yukarıda ifade edilen üç aylık süre içinde ve geri ödemenin yapıldığı günden başlamak üzere aşağıda (c) alt paragrafında belirtilen orandaki faizle birlikte ödenmesine” hükmedildiği ancak ödenen tazminatların iadesinden davalılar tarafından feragat edilmesine karar verilmişse de, tarafına ulaşan bir feragat yazısının bulunmadığı, AİHM’nce verilen ihlal kararlarının Türkiye yargı makamları tarafından tanınmasının hukuk devletinin gereği olduğu, bu yönde verilecek kararın davacının uğradığı manevi zararların giderilmesi bakımından da önem taşıdığından bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca yargılanmanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince, yargılamanın yenilenmesine ilişkin davacının istemi kabul edilerek, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kabulü ile, 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 12/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden 1/2 oranında tahsili ile davacıya verilmesine, ancak hükmedilen bu tazminat tutarının yarısı olan 75.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı İçişleri Bakanlığınca … İcra Müdürlüğünün … E. (Eski Esas …) sayılı dosyası kanalıyla davacıya 06/01/2006 ve 26/06/2007 tarihlerinde; diğer yarısı olan 75.000,00 TL’nin ise davalı Adalet Bakanlığınca yine … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyası kanalıyla davacıya 23/12/2005 ve 12/10/2006 tarihlerinde ödendiği görüldüğünden tahsilinde tekerrür oluşturacağından tekrar ödenmesine yer olmadığına dair verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin konumu ve işlevi ile yargılamanın yenilenmesi yolunun kesin hüküm verilmesine etkili olan, yargılama sürecinde ortaya çıkan ağır hata ve eksiklerin giderilmesini amaçlayan olağanüstü kanun yolu olma niteliği dikkate alındığında yargılama sürecinden kaynaklanan bir ihlalin tespitine ilişkin olmayan AİHM kararlarının yargılamanın tekrarı yoluyla uygulanmasına olanak görülmediği, dava konusu olaya ilişkin AİHM tarafından verilen 14/04/2015 tarihli kararının yargılama süreci dışındaki ihlallerin tespiti mahiyetinde olduğu, ihlalin giderilmesine yönelik de idarelerince ödenen tazminatın geri alınmasına ilişkin açılan istirdat davasından ve icra takibinden feragat edilmek suretiyle yerine getirildiği, yargılamanın yenilenmesinin kabulü ile hükmedilen tazminatın mükerrer tazminat ödenmesine sebebiyet vereceği ileri sürülmektedir.
KARIŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne, ödeme yapıldığından yeniden ödeme yapılmasına yer olmadığına ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.