Danıştay Kararı 13. Daire 2016/1082 E. 2022/2708 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/1082 E.  ,  2022/2708 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/1082
Karar No:2022/2708

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim edilen … tarih ve … ana takip numaralı ödeme emrinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) tarafından verilen 50.000,00-TL’lik idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacının … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin eski ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, Kurul’un … tarih ve … sayılı kararı ile anılan şirkete 50.000,00-TL idari para cezası verildiği, idari para cezasının tebliğe çıkartıldığı adreste muhatabın adresten ayrılmış olduğu ifadesine yer verilerek idari para cezası kararlarının tebliğ edilememesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinde gösterilen usule uyulmaksızın Resmi Gazetede ilanen tebligat yoluna gidilerek kesinleştirildiği ve cezanın ödemediğinden bahisle şirket adına ödeme emri düzenlendiği, borcun ödenmemesi üzerine şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı, akabinde şirketin borcu ödeme imkanı bulunmadığından bahisle söz konusu şirketin daha önce kanuni temsilcisi olan davacı adına 6183 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği;
Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin bayilik sözleşmesi olmaksızın akaryakıt satışı yaptığının tespit edilmesi üzerine şirkete verilen idari para cezasının şirketten tahsil edilemediği ve davacının şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla ödenmeyen borçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle adına ödeme emri düzenlenmiş ise de, asıl borçlu şirket hakkındaki takibin usulüne göre kesinleşmediği, davacının 12/05/2006 tarih ve 6555 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği üzere anılan şirketteki ortaklıktan ve şirketteki kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı, bu durumda, dava konusu ödeme emri içeriği idari para cezasından kaynaklı amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi ve ortağı olmadığı, 6183 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca davacı adına ödeme emri düzenlenmesine olanak bulunmadığından, dava konusu ödeme emrinin idari para cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.