Danıştay Kararı 13. Daire 2016/1440 E. 2022/2711 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/1440 E.  ,  2022/2711 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/1440
Karar No:2022/2711

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) tarafından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca verilen 57.232,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla davacıya ait İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, … Mahallesi, … ada, .. parsel sayılı taşınmazın … numaralı bağımsız bölümü üzerine davalı idarece tesis edilen … tarih ve … sayılı haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; vadesinde ödenmeyen idari para cezası nedeniyle davacının İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın … numaralı bağımsız bölümüne haciz konulduğu, söz konusu taşınmazın yükümlünün haline münasip evi olduğu ileri sürülerek taşınmaza uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
6183 sayılı Kanun’un haczedilemeyecek malların gösterildiği 70. maddesinin 11. fıkrasında, borçlunun haline münasip evinin, ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alabilecek miktar borçluya bırakılmak üzere haczedilebileceğinin kurala bağlandığı, kamu borçlusunun kendisinin ve ailesinin ikametgahı da olan konutun hiçbir koşulda haczedilemeyeceği yolunda yapılmış bir düzenleme bulunmasa da konut olarak kullanılan taşınmazına haciz konulan borçluya ait mahcuzun değerinin; bulunduğu yer ve özellikleri ile borçlunun aile yapısı ve bu yapı içinde yaşantısına uygun olan bir konut edinmesine elverişli olan değerden daha fazla olmadığının iddia edilebileceği ve bu iddia ile açılan davanın incelenmesi sırasında mahcuzun daha fazla değerde olduğu hususunun somut tespitler ile açıkça ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmakla, davalı idarece savunma dilekçesinde haciz konulan dairenin, davacının haline münasip tek evi olmasının haciz işlemi uygulanmasına engel olmadığı, taşınmazın satışını yapabilmek için bedelinin tespitinin gerektiği, taşımazın satışına karar verilmemiş olsa da davacının beyanları doğrultusunda evin bedelinin hacze dayanak idari para cezasından fazla olduğunun açıkça görüldüğü ileri sürülmüş ise de, haciz uygulanan evin rayiç değeri, davacının toplum içindeki yeri, yaşantısı, aile yapısı, birlikte yaşadığı bireylerin sayısı ve evin özellikleri birlikte dikkate alınmak suretiyle haline münasip bir evden fazla bir değere sahip olduğu ve satılması halinde borçtan arta kalan para ile münasip bir yer alınabileceği hususunda tespit yapılmadan uygulanan haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kanun koyucunun sınırladığı hususun haline münasip evin haczi olmadığı, gayrimenkulün satışının yapılabilmesi için bedel tespitinin gerektiği, borçluya ait evin değerinin borç miktarından yüksek ise haline münasip bir yer alabilecek miktarı borçluya bırakılmak şartıyla evin satışına müsaade edildiği, bu tespitlerin gayrimenkulün satışında ortaya çıktığı, taşınmazın satışına karar verilmemiş ise de dava dilekçesinde evin değerinin 100.000-120.000 arasında olduğunun davacı tarafından beyan edildiği, evin değerinin idari para cezasından fazla olduğu, … Bankası A.Ş. adına … İcra Müdürlüğü’nce düzenlenen … tarih ve … sayılı Gayrimenkul Kıymet Takdir Raporu’nda evin değerinin 190.000-TL olduğunun tespit edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.