Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/1822 E. , 2022/3307 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1822
Karar No : 2022/3307
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek elde ettiği komisyon geliri elde ettiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak, re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı; 2017 yılı kurumlar vergisi, 2017/Eylül-Ekim, ve Ekim-Aralık dönemleri geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; vergi tekniği raporuyla yapılan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı şirketin kurulduktan sonra çok kısa sürede yeterli makine, araç, teçhizat, işçi ve organizasyona sahip olmaksızın çok yüksek tutarlarda cirolara ulaştığını beyan etmesi, ancak mükellefin faaliyete başladığı dönemin ilk bir yılında işçisi bulunmaması, sonraki dönemlerde de 1-2 işçi çalıştırması, çalışan bu işçilerden ikisine ulaşılamaması, çok yüksek tutarlardaki cirolara ulaşılmasına rağmen ödenecek vergi çıkmaması ya da cüzi miktarda ödenecek vergi çıkması, adına tahakkuk eden vergileri ödememesi, mükellefin ilgili dönemdeki yetkilisine ulaşılamaması, defter belge isteme yazısı şirketin son yetkilisine tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi, alım satım yapılan firmaların tamamına yakını hakkında sahte belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz tespit bulunması, iş yerinde yapılan yoklamaların hiçbirinde yüksek tutarlardaki satışı gösterecek faaliyet konusu emtiaya rastlanılmaması,mükellefin adına kayıtlı deposunun ve motorlu aracının bulunmaması, herhangi bir şubesinin olmaması, mükellefin banka hesap hareketlerinin belirtilen cirolarla uyumlu olmaması göz önüne alındığında, mükellef kurumun gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirket adına sahte belge düzenleme fiili nedeniyle elde edilen komisyon geliri üzerinden yapılan 3 kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği ancak, vergi/ceza ihbarnamelerinde, mahsup dönemi geçtiğinden vergi aslının aranmayacağı ve tahakkuk yapılmayacağı belirtildiğinden, bu kısım hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı, öte yandan geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması ve müstekar hale gelen Danıştay kararlarında bu tür olaylarda asgari ceza haddinin uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden ve buna göre vergi ziyaı cezasının bir kat kesilmesi gerektiğinden geçici vergisi asılları üzerinden bir kat olarak vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davanın reddine, geçici vergi aslılları üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir kata indirimesine, geçici vergi asılları hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığı sabit olduğundan, sözkonusu suçun taksirle işlenemeyeceğinden geçici vergi cezasının üç kat kesilmesinin yasaya uygun olduğu ileri sürülerek kabule ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın bu kısmının da reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.