Danıştay Kararı 9. Daire 2020/447 E. 2022/3210 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/447 E.  ,  2022/3210 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/447
Karar No : 2022/3210

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …)

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: …Uluslarası Taş. Loj. Hiz. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu …Uluslarası Taş. Loj. Hiz. Ltd. Şirketi adına 2006/Haziran ilâ Aralık ile 2007/Ocak ilâ Aralık dönemleri için verilen katma değer vergisi beyannamelerde istisna kapsamında teslim ve hizmetlere yer verildiği, istisna konusu işlemlere ilişkin tevsik edici belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararlarına istinaden re’sen tarh edilen 2006/Haziran ilâ Aralık ile 2007/Ocak ilâ Aralık dönemlerine dair vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin olarak düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliğ edilip, dava açılmayarak kesinleşmesini müteakip vadesi dolduğu halde ödenmeyen amme alacağının tahsili için asıl borçlu …Uluslarası Taş. Loj. Hiz. Ltd. Şti. adına düzenlenen …, …sayılı ödeme emirlerinin … tarihinde, …sayılı ödeme emrinin 31/12/2014 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi …’ın ikametgah adresi olan “…Mahallesi, …sk., No:…D/…Esenyurt/İstanbul” adresinde kendisine tebliğ edilmesine rağmen tahsil edilememesi ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında herhangi bir mal varlığına rastlanılmaması sebebiyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 213 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için ödeme emri içeriği borcun asıl amme borçlusundan tahsili için usulüne uygun olarak ihbarname ve/veya ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edilmesi gerektiği, bu bağlamda; davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …ödeme emri tebliğ edilmeden önce, asıl borçlu şirket adına amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ tarihinde kanuni temsilci olan …’ın ikametgah adresinde kendisine tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte ödeme emri içeriği 2006/Haziran ilâ Aralık ile 2007/Ocak ilâ Aralık dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin olarak asıl borçlu …Uluslararası Taş. Loji. Hizmetleri Tic. Ltd. Şti adına düzenlenen ihbarnameler ile bu ihbarnamelerin asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğine ilişkin her türlü bilgi ve belgenin 07/03/2019 tarihli ara kararla istenilmesine rağmen, 2006/Temmuz ilâ Aralık dönemlerine dair düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin dosyaya sunulduğu ancak bunlara dair tebliğ evrakı ile 2006/Haziran dönemine dair vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin düzenlenen ihbarname ve tebliğ evrakının dava dosyasına sunulamadığı, 2007/Ocak ilâ Aralık dönemlerine dair düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ tarihinde şirketin kanuni temsilcisi Volkan Korkmaz’ın ikametgah adresi olan “…Mahallesi, …Sk., No:…D/…Esenyurt/İstanbul” adresinde tebliğe çıkarıldığı tebliğ alındılarının boş olarak iade edildiği, dava dosyasına eklenen 13/09/2013 tarihli tutanak ve görüşme mektubuyla tebliğ evrakı arasında ilgi kurulmadığı için tebliğ evrakı ile ilişkilendirilemediği, bu sebeple de tebliğ alındısının Vergi Usul Kanunu’nun 102’nci maddesinde öngörüldüğü şekliyle maddede öngörülen şahıslara imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmediği anlaşıldığından, asıl borçlu adına yapılan 2007/Ocak ilâ Aralık dönemlerine dair vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının ilanen tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu durumda dava konusu ödeme emri içeriği 2006/Haziran ilâ Aralık dönemlerine dair vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının tebliğine dair tebliğ evrakı Mahkemelerinin ara kararına rağmen dava dosyasına sunulmadığı, 2007/Ocak ilâ Aralık dönemlerine dair vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin ihbarnamelerin ise usulüne uygun olarak asıl borçlu şirkete tebliğ edilmediği anlaşılmakla, davalı idare tarafından asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak takip yapıldığı ortaya konulamadığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, öte yandan; usulsüz tebliğ zaman aşımını kesmeyeceğinden, doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin olarak re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri tarh zaman aşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: …Ulus. Loj. Hiz. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen takdir komisyonu kararına dayalı 2006/Haziran ilâ Aralık ile 2007/Ocak ilâ Aralık dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının ilanen tebliğ olunarak dava konusu yapılmaksızın kesinleşerek tahakkuk ettirildiği, ancak vadelerinde ödenmediği, ödenmeyen vergilerin tahsili amacıyla borçlu şirket adına düzenlenen …, …sayılı ödeme emirlerinin … tarihinde, …sayılı ödeme emrinin 31/12/2014 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak ödeme emrinin tebliğine rağmen ödenmediği, 2017 takvim yılında borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında her hangi bir mal varlığına rastlanılmadığı, asıl borçlusundan tahsil edilemeyen ve edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının da şirketin hisseli ortağı ve kanuni temsilcisi davacı adına ödeme emri düzenlenmesi suretiyle takip ve tahsil işlemlerine devam edildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.