Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1427 E. 2022/3219 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1427 E.  ,  2022/3219 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1427
Karar No : 2022/3219

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Doğalgaz Deri İklimlendirme İnş. San.
Güv. ve Tem. Hizm. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2013 yılında ilgili dönem beyanlarının gerçek durumu yansıtmaması nedeniyle takdir komisyonu kararları ile belirlenen matrahlar üzerinden re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve kurumlar vergisi tarhiyatlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin ilk olarak şirket adresine tebliğe çıkarıldığı ve hazır bulunan … isimli şahsın sözlü ve imzasız beyanından muhatabın adresten taşındığı hususunun öğrenildiği ve bu hususunun sadece dağıtıcı imzalı 26/0772016 tarihli tutanakla saptandığı, ardından şirket yetkilisi …’ın ikamet adresinde yeniden tebligat yapılmaya çalışıldığı ancak adresin kapalı olduğundan bahisle tebliğin gerçekleştirilemediğinin yine sadece dağıtıcı imzalı 13/06/2017 tarihli tutanakla saptandığı, son olarak yine şirket yetkilisine ait farklı bir ikamet adresine tebligata gidildiği ancak muhatabın adreste tanınmadığı hususunun aynı adreste bulunduğu belirtilen … isimli şahsın sözlü ve imzasız beyanından öğrenildiği ve bu hususunun da sadece dağıtıcı imzalı 14/06/2017 tarihli tutanakla saptandığı, tebliğin adreste yapılamaması üzerine sözkonusu tutanaklara dayanılarak ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, olayda, ihbarnamelerin 2016 ve 2017 yılında muhtelif adreslere tebliğe çıkarıldığı, bu adreslere tebliğe çıkarılan ihbarnamelere ilişkin tebliğ alındılarında ise, olay tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun uyarınca bilinen adreste bulunamadığı hususunun, tebliğ memuru tarafından ”komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri yahut bir zabıta memuru” nezdinde ve onların “imzasını” içerecek şekilde tespit edilmek suretiyle 213 sayılı Yasanın 102. maddesinde belirlenen usule uygun olarak düzenlenecek tutanakla saptanması sonucunda ilanen tebliği yoluna gidilmesi gerekirken, 213 sayılı Yasanın 102. maddesinde belirlenen usule uygun olarak düzenlenmeyen tutanağa dayanılarak ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle ortada davacı adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir amme alacağı bulunduğundan söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava dilekçesinde yer alan davacı iddialarının 6183 sayılı Kanun’un 58. Maddesinde yazılı itiraz sebeplerinden hiç birine uymadığı, usulüne uygun olarak ilanen tebliğ sonucu kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.