Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5026 E. , 2022/3354 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5026
Karar No : 2022/3354
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu … İnşaat Nak. Taah. Oto. Orm. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçları nedeniyle şirket ortağı olan davacının maaş hesabına uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu … İnşaat Nak. Taah. Oto. Orm. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ve 2004 ve 2005 yılının muhtelif dönemlerine ait amme alacaklarına ilişkin ödeme emirlerinin 14/03/2006 – 28/04/2006 tarihleri ile 17/06/2008-01/08/2008 tarihleri arasında ilan panosununa asılarak ilanen tebliğ edildiği, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin ise 13/11/2009 – 28/12/2009 tarihleri arasında ilan panosununa asılarak ilanen tebliğ edildiği, daha sonra davacı adına şirket ortağı sıfatıyla 04/10/2010 tarihli haciz varakaları düzenlenerek banka hesaplarına haciz konulduğu, davacının … tarih ve … sayılı dilekçesine istinaden … tarih ve … no’lu haciz bildirisi ile de maaş banka hesabına haciz koyulduğu ve maaşının 1/4’ü kesilerek borçlara mahsup edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda; dava konusu haciz içeriği 2004 ve 2005 yıllarının ilgili dönemlerine ait amme alacakları için davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin 13/11/2009-28/12/2009 tarihleri arasında ilan panosununa asılarak ilanen tebliğ edilmesi ile tahsil zamanaşımı süresinin kesildiği, bu itibarla kesintiye uğrayan tahsil zamanaşımının kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren yani 2010 takvim yılından itibaren tahsil zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, yeniden 2010 takvim yılı başından itibaren işlemeye başlayan 5 yıllık tahsil zaman aşımı süresi içerisinde de yani 31/12/2014 tarihine kadar amme alacağının tahsiline ilişkin olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103. maddesi kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığından, 31/12/2014 tarihinde dolan tahsil zamanaşımı süresi geçtikten sonra tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağının ortak sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla maaşından 1/4 oranında tahsilatına yönelik olarak düzenlenen … tarih ve … no’lu haciz bildirisi ile davacının maaş hesabı üzerine uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine ait tebliğ alındısının incelenmesinden, adreste bulunamama hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102’nci maddesi uyarınca, tebliğ zarfı tutanak haline getirilmek ve maddede yer alan kişiler tarafından imzalanmak suretiyle tespit edilmediği, bu haliyle tebliğin 213 sayılı Kanun’da yer alan usullere uygun olarak yapılmadığının anlaşıldığı, amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin Vergi Usul Kanunu’nda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilemediği olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği amme alacağının davacı nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, usulüne uygun olarak kesinleştirilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla uygulanan dava konusu haciz işleminde yasal isabet görülmediği, istinafa konu karar sonucu itibariyle hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle vergi mahkemesi kararı sonucu itibariyle hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu haciz işlemi içeriği vergilerin öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, şirket hakkında haciz varakaları düzenlendiği, yapılan malvarlığı araştırmaları sonucu şirketin vergi borcunu karşılayacak herhangi bir hak ve alacağı ile malvarlığının bulunmadığı, bunun üzerine ilgili kanun gereği şirket ortakları ve kanunu temsilciler hakkında işlemlere başlanıldığı, bu doğrultuda amme alacaklarının tahsili amacıyla davacının banka hesapları üzerine elektronik olarak haciz tatbik edildiği, dolayısıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.