Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/2723 E. , 2022/4188 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/2723
Karar No : 2022/4188
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- .. Başkanlığı
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Motor ve Traktör Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından indirimli orana tabi faaliyetleri nedeniyle 2013/10-12 dönemi için pişmanlıkla verdiği geçici vergiye ilişkin düzeltme beyannamesi üzerine pişmanlık hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından 429 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliği’nin 2. maddesinde belirtilen mahsup taleplerinin elektronik ortamda yapılmaması durumunda iade taleplerinin dikkate alınmayacağı hükmü gereği davacının iade alacaklarının vergi borçlarına mahsup talebinin reddedildiği ve 20.557,66 TL pişmanlık zammının vade tarihi olan 31/05/2014 tarihine kadar ödenmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ziyaı cezasının kesildiği, ancak davacının 2014/3 dönemi kdv iade alacağı olan 5.126.352,22 TL’nin 27/05/2014 tarihinde verilen KDV iadesi raporu ile keşinleşmiş alacak durumuna geldiği, ayrıca davacının 2014/1 dönemine ait KDV iade alacağı olan 10.250.837,19 TL’nin 30/05/2014 tarihinde davalı idare tarafından nakden davacıya ödendiği, davacının bu miktarlara göre çok cüzi miktar olan pişmanlık zammını ödememe durumunun söz konusu olamayacağı ve davalı idarenin geçici vergiyi terkin işlemini yapmaması nedeniyle sistemsel olarak da ödenemediği görüldüğünden dava konusu vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından davacının 29/05/2014 tarihli dilekçesinde pişmanlık zammına ilişkin talebi bulunmadığı, ayrıca iade taleplerinin elektronik ortamda yapılması gerektiğine ilişkin 429 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliği uyarınca elden verilen dilekçenin mahsup talebi olarak değerlendirilemeyeceği, 15 gün içinde ödeme yapılmasının yasal zorunluluk olduğu ve ödenmemesi nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “vergi ziyaı” başlıklı 341. maddesinde, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesinin vergi ziyaı olarak ifade edildiği, “vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme” başlıklı 376. maddesinde; ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi zıyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse vergi ziyaı cezasından birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerde üçte birinin indirileceği, “pişmanlık ve ıslah” başlıklı 371. maddesinde ise, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermeleri hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği belirtilmiş, bahsedilen şartlar da;
1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması,
2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması,
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması,
4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi,
5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi, şeklinde sayılarak hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin indirimli orana tabi faaliyetleri nedeniyle 2013/10-12 dönemi geçici vergiye ilişkin 16/05/2014 tarihinde düzeltme beyannamesi verdiği ve 213 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereği pişmanlık hükümlerinden yararlanarak aynı tarihli tahakkuk fişinin düzenlendiği ancak 15 gün içinde tahakkuk fişinde yer alan 20.557,66 TL tutarındaki pişmanlık zammını 31/05/2014 tarihine kadar ödemeyerek pişmanlık hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, Mahkeme tarafından her ne kadar davacının 2014/3 dönemi kdv iade alacağı olan 5.126.352,22 TL’nin 27/05/2014 tarihinde verilen kdv iadesi raporu ile keşinleşmiş alacak durumuna geldiği, ayrıca davacının 2014/1 dönemine ait kdv iade alacağı olan 10.250.837,19 TL’nin 30/05/2014 tarihinde davalı idare tarafından nakden davacıya ödendiği, davacının bu miktarlara göre çok cüzi miktar olan pişmanlık zammını ödememe durumunun söz konusu olamayacağı ve davalı idarenin geçici vergiyi terkin işlemini yapmaması nedeniyle sistemsel olarak da ödenemediği görüldüğü gerekçesiyle karar verilmişse de, uyuşmazlıkta pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için hesaplanan pişmanlık zammının 15 gün içinde ödenmesinin yasal zorunluluk olduğu ve olayda ödemenin bu süre geçirildikten sonra 18/06/2014 tarihinde mahsuben ödendiği dikkate alındığında pişmanlık hükümlerinin ihlali nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.