Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5572 E. , 2022/3903 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5572
Karar No : 2022/3903
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan davacı tarafından, resen emekliye sevk edilmesine ilişkin 23/09/2017 tarih ve 30189 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22/09/2017 tarih ve 2017/480 sayılı müşterek kararnamenin ilgili kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; iptali istenilen müşterek kararnamenin, genel düzenleyici işlem olmaması sebebiyle 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen 60 (altmış) günlük dava açma süresinin tebliğ veya öğrenme (ıttıla) tarihi itibarıyla başlayacağı göz önüne alındığında; davacının, en geç Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru tarihi olan 17/09/2018 tarihi itibarıyla işlemden bilgi sahibi olduğunun kabulü gerekmekte olup, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca dava açma süresi olan 60 gün içinde idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan istenilmediği gibi idari dava açma süresi olan 60 gün içinde dava konusu müşterek kararname şeklindeki idari işlemin iptali istemiyle idari yargıda dava açılmadığı anlaşıldığından, bu süreler geçirildikten sonra 29/06/2020 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı, diğer yandan; 2577 sayılı Yasanın 9. maddesinde çözümlenmesi idari yargının görev alanına girmesine karşılık farklı yargı yerlerinde açılmış olan davaların, görev yönünde reddi halinde; bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvuru tarihinin idari yargı merciine başvurma tarihi olarak kabul edileceği hükmüne yer verilmiş ise de; anılan maddede yargı merciileri arasında Anayasa Mahkemesinin belirtilmediği, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna gidilmesi halinin düzenlenmediği gibi, aksi yoruma göre dahi, Anayasa Mahkemesi kararının, davacıya 27/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından Danıştay nezdinde açılan davanın ise otuz günlük süreden uzun bir süre sonra 29/06/2020 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında, bu yönden de süre aşımının oluştuğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresi içerisinde açıldığı, Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak emekliliğe sevk edildiği için, ilk başta yargı yolunun kapalı olduğu, bu nedenle doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığı, ancak daha sonra Anayasa Mahkemesi ve Danıştayın yapılan işleme karşı yargı yolunun açık olduğuna dair karar vermesi üzerine Danıştay nezdinde iptal davası açıldığı, ayrıca ülkemizde ve tüm dünyada Covid -19 salgın hastalığı baş gösterdiği ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından tüm dünyada pandemi ilan edildiği, ciddi bir mücbir sebep bulunduğu, Danıştayın bir çok kararında mücbir sebep nedeniyle dava açma süresinin kaçırılması halinde davanın süresinde açılmış sayılacağının hüküm altına alındığı, pandeminin halen ortadan kalkmış olmadığı, dolayısıyla mücbir sebep nedeniyle davanın süresinde açılmış sayılarak esasa girilmesi gerekirken süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, pandemi nedeniyle ülkemizde dava açma sürelerinin durdurulduğu ve son günü bu sürelere denk gelen davaların dava açma süresinin 30/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, davanın ise 29/06/2020 tarihinde uzatma süresi içerisinde açıldığı, dolayısıyla süre aşımının söz konusu olmadığı, bu bakımdan da Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davanın süresi içerisinde açılmadığı, davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmemesi gerektiği, Mahkemenin gerekçeli kararında da belirttiği üzere, Anayasa Mahkemesi kararının davacıya 27/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafından Danıştay nezdinde açılan davanın ise, 30 günlük süreden uzun bir süre sonra 29/06/2020 tarihinde açıldığı, dava açma süresinin pandemi tedbirlerinden çok daha önce sona erdiği, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.