Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2090 E. , 2022/3906 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2090
Karar No : 2022/3906
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Belediye Başkanlığında 31/03/2009 – 31/03/2019 tarihleri arasında belediye başkanı olarak görev yapan davacının, İçişleri Bakanlığı mülkiye başmüfettişince düzenlenen … tarih ve … sayılı tazmin raporu gereğince, belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde mevzuata aykırı olarak müfettiş kadrosuna atanan Z.A’ya yersiz ödenen zam ve tazminatların kamu zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız ödendiği iddia olunan toplam 335.511,15-TL’nin ilgili şahıstan tahsil edilemediği takdirde müştereken müteselsilen sorumluluğu bulunması sebebiyle kendisinden tahsil edileceğinden bahisle, söz konusu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi, aksi halde işletilecek yasal faiziyle birlikte hukuki yollardan tahsili yoluna gidileceğinin bildirilmesine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu edilen borç bildirim belgesinin temelini … tarih ve … sayılı tazmin raporunun oluşturduğu, bu rapor neticesinde Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesine istinaden belirlenen kamu zararının davacıya tebliğ edildiği, bu haliyle kamu zararının davacıya tebliğ edilmesinin bildirim ve rızaen ödemeye çağrı mahiyetinde olduğu, davacı açısından tek başına hukuki etki ve sonuç yaratacak bir nitelik taşımadığı, bu bakımdan iptali istenilen kamu zararı tebliği işleminin kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı ve idari davaya konu edilebilecek mahiyeti bulunmadığı, bu durumda, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir işlem bulunmaması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin, iddia olunanın aksine kesin ve
yürütülebilir bir işlem olduğu, Danıştayın emsal kararlarında da 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesine göre tespit edilen kamu zararlarının ödenmesi talebini içeren idari işlemlerin “kesin ve yürütülebilir işlem” niteliğinde olduğu ve bunların iptal edilmeleri talebiyle açılan davaların da esastan incelenerek karara bağlanması gerektiğinin ortaya konulduğu, Mahkeme ve Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştayın yerleşik içtihadına aykırı olduğu, hukuka aykırılığın giderilmesi için Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile bu Kanun’a göre yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre, tespit edilen kamu zararının sorumlulara ve ilgililere tebliğ edildiği, yapılan söz konusu işlemlerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, 31/03/2009 – 31/03/2019 tarihleri arasında … Belediye Başkanlığı görevinde bulunan davacının, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı tazmin raporu gereğince, … ili, … ilçesi belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde mevzuata aykırı olarak müfettiş kadrosuna atanan …’a yersiz ödenen zam ve tazminatların kamu zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız ödendiği iddia olunan toplam 335.511,15-TL’nin ilgili şahıstan tahsil edilemediği takdirde müştereken müteselsilen sorumluluğu bulunması sebebiyle kendisinden tahsil edileceğinden bahisle, söz konusu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi, aksi halde işletilecek yasal faiziyle birlikte hukuki yollardan tahsili yoluna gidileceğinin bildirilmesine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemin incelenmesinden; Mülkiye Başmüfettişi tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı tanzim raporundaki görüşler ve Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda Başkanlık Makamınca yaptırılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda düzenlenen 22/06/2021 tarihli komisyon raporu ve Başkanlığın … tarih ve … sayılı Olurları gereği 19/01/2011 – 15/08/2014 ile 15/10/2014 – 16/05/2019 tarihleri arasında yapılan usulsüz atama işlemleri sonucunda yapılan ödemelerden, esas sorumlu ve harcama yetkilisi olarak 335.511,15-TL’nin borç çıkarıldığı ve bu tutarın adı geçen şahıstan tahsil edilememesi durumda davacıdan tahsil edileceğinden kişi borcuna alınan tutarın yazının tebliğ tarihinden bir ay içerisinde ödeme yapılmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, …’a yapılan ödemelerden sorumlu tutulduğu göz önüne alındığında, adı geçenin … Belediye Başkanlığında istihdamına ilişkin hususların incelenmesi gerekmektedir. Buna göre;..’un, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumunda 26/02/1990 tarihinde öğretmen olarak memuriyete başladığı, 30/05/1994 tarihinde … Belediye Başkanlığına naklen iktisat müfettişi kadrosuna; 08/07/1994 tarihinde ise aynı kurumda unvan değişikliğiyle müfettiş kadrosuna atandığı, bu kurumda on altı yıl müfettiş olarak çalıştıktan sonra, 1. derecenin 4. kademesinde iken, sınavsız iktisat müfettişi olarak atandığı gerekçesiyle, … Belediye Başkanlığı’nın 26/5/2010 tarih ve 669 sayılı işlemi ile 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atandığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine 04/01/2011 tarihinde müfettiş kadrosuna yeniden atandığı, ancak … tarih ve … sayılı işlemle yeniden 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atandığı, bu işlemin iptali istemiyle de dava açıldığı ve dava süreci devam ederken 19/01/2011 tarihinde naklen atama yoluyla … Belediye Başkanlığında müfettiş kadrosuna atandığı anlaşılmıştır.
… tarafından, … Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2012 tarih ve E:2012/7438, K:2012/8775 sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği, anılan Mahkeme tarafından, bozma kararına uyulmayarak ısrar edilmesine, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 24/02/2016 tarih ve E:2014/2189, K:2016/395 sayılı kararıyla ısrar kararının bozulmasına, davacının karar düzeltme talebinin de … tarih ve E:…, K:2018/2710 sayılı kararla reddine karar verilmesi üzerine, bozmaya uyularak … tarih ve E:.., K:… sayılı kararla dava konusu işlemin, davacının iktisat müfettişi ve müfettiş olarak atanmasına ilişkin işlemlerin geri alınmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, davacının 3. dereceli veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… tarafından, … Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemle ikinci kez 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ise, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyulmayarak ısrar edilmesine, dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/02/2016 tarih ve E.2014/2185, K:2016/396 sayılı kararıyla bozulmasına, davacının karar düzeltme talebinin de 28/05/2018 tarih ve E:2016/4599, K:2018/2712 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bozmaya uyularak 26/09/2018 tarih ve E:2018/1867, K:2018/1682 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 19/02/2019 tarih ve E.2018/4309, K:2019/664 sayılı kararıyla açıklama eklenerek onanmasına, karar düzeltme talebinin ise, 18/09/2019 tarih ve E:2019/1847, K: 2019/4289 sayılı kararıyla reddine karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda bahse konu dava süreci göz önüne alındığında, davacının, … Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; dava konusu işlemin, davacının iktisat müfettişi ve müfettiş olarak atanmasına ilişkin işlemlerin geri alınmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, davacının 3. dereceli veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin … İdare Mahkemesi tarafından … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin sorumluluğu söz konusu olacağından ve 19/01/2011-15/08/2014 ile 15/10/2014 – 16/05/2019 tarihleri arasında yapılan usulsüz atama işlemleri sonucunda esas sorumlu ve harcama yetkilisi olarak 335.511,15-TL’nin borç çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.