Danıştay Kararı 4. Daire 2018/6460 E. 2022/4088 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/6460 E.  ,  2022/4088 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/6460
Karar No : 2022/4088

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2011 yılı kurumlar vergisi, 2011/1-3,10-12 dönemleri geçici vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla, 155.064,89 TL tutarında sahte fatura kullandığının tespit edildiği, kullanılan sahte fatura tutarının reddedilmesi durumunda bulunan %8,5 faaliyet kârı oranının ticaret odaları tarafından sektörler itibarıyla ilan edilen kâr oranlarıyla kıyaslandığında makul olduğu, mükellef lehine hareket edilerek %8,5 kârlılık oranının dikkate alındığı, davacının ihtilaflı dönemde kullandığı sahte faturalar nedeniyle, mükellefin lehine hareket etmek suretiyle beyan ettiği oran üzerinden maliyetlerin hesaplanması sonucunda matrah farkı bulunduğu, davacının fatura aldığı … Madencilik İnşaat Metal Ticaret Limited Şirketi ve … Gemi Turizm Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı mükellefler adına düzenlenen eleştiri konusu faturaların sahte belge olduğu, inceleme elemanınca izlenen yöntem ve usullerin Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesine uygun olduğu sonucuna varılarak dava konusu cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ile geçici vergi aslına bağlı vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, geçici vergi aslı ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idare istinaf başvurusu yönünden; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının dava konusu kurum geçici vergi asılları ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık, davacı taraf istinaf başvurusu yönünden; davacının alışları ile satışlarının orantılı olup olmadığı, sektördeki emsal karlılık oranının ne olduğu gibi hususlar araştırılmadan re’sen tarhiyat yoluna gidilmişse de, bu konularada bir araştırma yapılmadığından dava konusu mahkeme kararının kurumlar vergisi ve kurumlar geçici vergilerine bağlı vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar, kararın geçici vergi aslı ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunun’un 30. maddesinin 1. fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlemiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının resen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, müteakip bentlerde re’sen takdir nedenleri sayılmış, 134. maddesinde de, vergi incelenmesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğrululuğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanunun “vergi kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç ve türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu hükme bağlanmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde ise kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde ise Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde de, gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi benimsenmiştir.
Yukarıdaki mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; vergi hukuku sistematiğimizde “serbest delil” ilkesinin benimsenmiş olduğu, kurumlar vergisi açısından gerçek gelirin vergilendirileceği, re’sen tarh yoluna başvurulması durumunda söz konusu gerçek gelirin ortaya konulması bakımından, yetkili olanlarca her türlü delilin değerlendirilmesi suretiyle matrah tayin edileceği anlaşılmaktadır.
Dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin ihtilaflı dönemlerde bir kısım sahte faturayı kayıtlarına intikal ettirdiği, bu sahte faturaları maliyet kaydı yapmak suretiyle kurumlar vergisi matrahını aşındırmak amacıyla kullandığından bahisle 2011 yılına ilişkin hesaplarının kurumlar vergisi, kurumlar geçici vergisi yönünden tetkiki neticesinde düzenlenen … tarih ve …, … sayılı Vergi İnceleme Raporlarında; … Madencilik İnşaat Metal Ticaret Limited Şirketi ve … Hırdavat İnşaat Gemi Turizm Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı mükelleflerden 155.064,89 TL tutarında sahte fatura kullandığı, 2011 yılında beyan etmiş olduğu satışlarının maliyeti olan 3.531.362,47 TL’den kullanılan sahte fatura tutarlarının çıkarılması sonucu bulunan %8,5 brüt satış karı oranının ticaret odaları tarafından sektörler itibarıyla ilan edilen kar oranlarıyla kıyaslandığında makul olduğu kabul edilerek yeniden oluşturulan gelir tablosu uyarınca bulunan matrah farkı üzerinden cezalı kurumlar vergisi ile cezalı kurum geçici vergisi tarhiyatlarının yapılması ve belgesiz alış tutarı üzerinden de özel usulsüzlük cezası kesilmesinin önerilmesi üzerine dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında düzenlenen rapor ve yukarıda değinilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; davacının sahte fatura kullanmak suretiyle kurumlar vergisi matrahını aşındırmış bulunduğunun, alış faturalarının değerlendirilmesi ve ticaret odaları tarafından sektörler itibarıyla ilan edilen karlılık oranları dikkate alındığında, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, yeniden verilecek kararda, üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi yönünden de değerlendirme yapılacağı tabidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, geçici vergi aslı ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ile geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.