Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/816 E. , 2022/4091 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/816
Karar No : 2022/4091
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- … İletişim Görüntü Ses Işık Organizasyon Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığı ileri sürülerek hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/2,3,4,5,10,11,12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının fatura aldığı Tuzla Vergi Dairesi mükellefi … Madencilik Nakliyat İnş. Yapı Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki anılan mükellefin gerçek ticari muamele gerçekleştirmeyip münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiği gerekçesiyle bu mükelleften alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, Uluçınar Vergi Dairesi mükellefleri … Metal İnş. ve San. Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve … Yapı Malzemeleri Metal San. Tic. Ltd. Şti. ile Güneşli Vergi Dairesi mükellefi … Paslanmaz Demir İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitler değerlendirildiğinde davacıya düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğuna delil olamayacağından, soyut ve varsayıma dayalı olarak uyuşmazlık konusu dönem için bu mükelleflerden alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlar ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyiz konusu kararın redde ilişkin hüküm fıkrası ile davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyiz konusu kararın kesilen özel usulsüzlük cezası, … Paslanmaz Demir İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve …Metal İnş. ve San. Ürünleri Tic. Ltd. Şti.’nden alınan faturalara isabet eden tarhiyatlara ilişkin kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz konusu karara ilişkin ileri sürdüğü diğer iddialara yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı Uluçınar Vergi Dairesi mükellefi …Yapı Malz. Metal San. ve Tic. Ltd. Şti hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; firmanın inşaat parçaları ve yapı malzemeleri satışı faaliyetinde bulunmak üzere 16/05/2008 tarihinde faaliyete başladığı, 22/05/2008 tarihinde şirket müdürü nezdinde yapılan yoklamada; işyerinde muhtelif büro malzemeleri ve 25.000,00 TL değerinde emtia olduğunun beyan edildiği 21/01/2009 tarihinde yapılan yoklamada faal olduğu, 08/12/2009 tarihinde yapılan yoklamada faaliyetine devam ettiği, işyerinde 30.000,00 TL değerinde emtia olduğu, emtia alımlarının sipariş aşamasında olduğu, iki işçi çalıştırdığı, defter ve belgelerin 11/05/2010 tarihinde yapılan tebliğe rağmen incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle incelemeye tarh dosyasından devam edildiği, 2008/5,6 dönemlerinde verilen katma değer vergisi beyannameleri ile matrah beyan edilmediği, sonrasında 2010/5 dönemine kadar ve bu dönem dahil yüksek matrahlı katma değer vergisi beyan edildiği, ücret bordroları ve muhtasar beyannamelerine göre işçi çalıştırmadığı, hakkında YMM … tarafından 2008 yılı için düzenlenen … tarih ve … sayılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporu ile defter kayıtlarının uyumsuz olduğu ve gerçeği yansıtmadığının rapor edildiği, bir kısım alışlarının, hakkında sahte fatura düzenlediğine ilişkin rapor bulunan mükelleflerden yapıldığı, Ba-Bs formlarındaki tutarların yüksek ve uyumsuzluk olduğu, şirket ortaklarının aynı zamanda Küçükyalı Vergi Dairesi mükellefi … Hırdavat Metal San. ve Tic. Ltd. Şti ortağı olduğu ve bu mükellef hakkında sahte fatura düzenlediğine ilişkin rapor bulunduğu, mükellefin 2008 yılında 8.610.069 TL, 2009 yılında 21.751.128,00 TL, 2010 yılında 3.193.655,00 TL tutarında fatura düzenlediği, tahakkuk eden vergilerin hiçbirini ödemediği, ücret bordroları ve muhtasar beyannamelerine göre iş çalıştırmadığının tespit edildiği, mükellefin böylesi yüksek cirolara ulaşacak emtiasının olmadığı, mal hizmet alımı yaptığı mükelleflerin sahte fatura düzenleyicisi oldukları tespitlerinden hareketle söz konusu firmanın kuruluş tarihinden itibaren esas faaliyetinin sahte fatura düzenlemek olduğu ve düzenlediği tüm faturaların sahte fatura olarak kabul edilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, söz konusu mükellefin belirtilen ciroları yapacak ticari kapasite ve organizasyonunun (şube, işçi, mal ve hizmet alımı vb.) bulunmadığı, mal ve hizmet aldığını beyan ettiği mükelleflerin büyük kısmı hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu hususları dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, kararın anılan firma tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kararın buna ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrası ile kesilen özel usulsüzlük cezası, … Paslanmaz Demir İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve … Metal İnş. ve San. Ürünleri Tic. Ltd. Şti’nden alınan faturalara isabet eden tarhiyatlara ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3.Mahkeme kararının … Yapı Malz. Metal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden alınan faturalara isabet eden tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının … Yapı Malz. Metal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden alınan faturalara isabet eden tarhiyatlara ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.