Danıştay Kararı 4. Daire 2018/690 E. 2022/4073 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/690 E.  ,  2022/4073 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/690
Karar No : 2022/4073

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … İnşaat Nakliyat Otomotiv Madencilik Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 16/11/2015 tarihinde takdire sevk edilmesi üzerine hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna dayanılarak 03/05/2016 tarihli takdir komisyonu kararlarına istinaden 2010/5, 6, 8, 10, 11 ve 12. dönemlerine ilişkin olarak adına re’sen salınan tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya fatura düzenleyen ve haklarında … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu bulunan Tasf. Hal. … Petrol Akar. Ürün. Nak. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu bulunan … Petrol Nak. İnş. Tur. Ltd. Şti. hakkında yapılan tespit ve değerlendirmelere göre söz konusu firmaların düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının zaman aşımı iddiasının Mahkeme kararında irdelenmeksizin karar verilmiş ise de; olayda, 5 yıllık tarh zaman aşımı süresi içinde davacı kurumun defter ve belgelerinin incelenerek Vergi Usul Kanununun 30. maddesinde sayılan resen takdir nedenlerinden en az birinin varlığı konusunda herhangi bir tespitte bulunulmadığı, buna dair tespitin, zaman aşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen ve davacı ile Vergi Müfettişinin imzalarını taşıyan 05/02/2016 tarihli tutanak ve … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporuyla yapıldığı açık olup takdire sevk işlemi esnasında re’sen tarh nedeninin bulunmadığı anlaşıldığından, takdire sevk ile zamanaşımının durduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, bu durumda 2010 yılında doğan dava konusu katma değer vergisinin, 2011 yılı başından başlayarak beş yıllık zaman aşımı süresi içinde, en son 31/12/2015 tarihine kadar tarh ve tebliği gerekirken, zaman aşımı süresi dolduktan sonra 25/05/2016 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle, uyuşmazlık konusu cezalı vergiler tarh zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davacının istinaf isteminin kabulü ile vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne ve dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı vekili tarafından, davacı hakkında yapılan iş ve işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, olayda tarh zamanaşımı bulunmadığı, aksi yönde verilen hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde, “Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır. Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.”, 114. maddesinde ise, “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” denilmek suretiyle takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan re’sen tarhiyatlarda zamanaşımı hususunun olup olmadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye (takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki süre) bakılarak karar verilmelidir.
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde sayılan re’sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re’sen tarh edilebileceği gibi takdir komisyonuna sevk edilerek de söz konusu işlem yapılabilmektedir. Kanunun 74. maddesinde ise, takdir komisyonlarının görevlerini yaparken takdir sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği, hatalı gördüğü işlemlerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, takdir komisyonu takdir nedenleri ile ilgili herhangi bir belirleme yapma veya değiştirme hakkına sahip değildir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatlarla ilgili uyuşmazlıklarda zamanaşımı ile ilgili hususların çözümünde, genel ilke olarak takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla, yalnızca takdire sevk tarihine bakılarak takdir komisyonuna sevkin, zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığının bu çerçevede kabulüne imkan bulunmamaktadır. Mevcut vergi incelemeleri tamamlanmadan da takdire sevk işleminin bu kapsamda yapılabileceği ve tamamlanan inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve verilerin takdir komisyonunca da değerlendirilebileceği tabiidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 16/11/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 03/05/2016 tarihinde takdir komisyonunca karar alındığı ve vergi/ceza ihbarnamesinin 25/05/2016 tarihinde tebliği üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce yapılan takdire sevk işlemi, 213 sayılı Kanunun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durduracağından, işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, takdire sevk işleminin zamanaşımını durdurmayacağı ve dava konusu cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.