Danıştay Kararı 13. Daire 2021/308 E. 2022/2663 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/308 E.  ,  2022/2663 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/308
Karar No:2022/2663

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1. … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

2. … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, Keçiören İlçesi, … Mahallesi, … ada, .. numaralı parselde bulunan B Blok 3 numaralı bağımsız bölümde yer alan kamu konutunun satış ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Konutu Tahsis Komisyonu’nun 12/06/2020 tarihli kararı ile uyuşmazlık konusu kamu konutunun …’a tahsis edildiği, …’ın kamu konutunu 15/06/2020 tarihinde teslim aldığı ve konutta oturduğuna dair ikametgâh belgesinin bulunduğu, …’ın Temmuz 2020 tarihinden itibaren maaşından kesinti yoluyla ödemelerin gerçekleştirildiğinin görüldüğü, böylece …’ın ihale tarihi itibarıyla adına tahsisli bulunan kamu konutunda ikamet ettiği anlaşıldığından …’ın kamu konutunu öncelikli alım hakkı sahibi olduğu, bu durumda, dava konusu ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda belirlenen esas ve usullere göre ilan yoluyla duyurulduğu, ihalenin açık teklif usulüne göre isteklilerin ihale komisyonu önünde tekliflerini sözlü olarak belirtmeleri suretiyle yapıldığı ve anılan Kanun’da yazılı hükümlere göre yürütüldüğü anlaşıldığından, dava konusu kamu konutunun satış ihalesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, …’ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturmadığı ve ihale tarihinde dahi kamu konutuna taşınmadığından öncelikli alım hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Ankara Valiliği tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu; davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, 29/10/2021 ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak yeniden yapılandırıldığından bu Bakanlığın davalı konumunda bulunduğu görülerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinde; “… İhale yapıldığı tarihte görev, sıra ve hizmet tahsisli ve kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulan kamu konutlarında oturanlar, ikamet ettikleri kamu konutunu öncelikli olarak satın alma hakkına sahiptirler. İhale bedeli öncelikli alım hakkı sahibi tarafından peşin veya taksitli olarak ödenebilir, peşin olarak ödenmesi hâlinde yüzde on indirim uygulanır…” kuralına yer verilmiştir.
385 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “Öncelikli alım hakkı” başlıklı 8. maddesinde; “Kat mülkiyeti tesis edilen kamu konutlarından ihalenin yapıldığı tarihte; adlarına görev, sıra ve hizmet tahsisli kamu konutu tahsis edilen (şartlı tahsisler dâhil) ve fiilen konutta oturanlar öncelikli alım hakkına sahiptir.” kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Ankara ili, Keçiören ilçesi, … Mahallesi, … ada, .. numaralı parselde bulunan B Blok 3 numaralı bağımsız bölümde yer alan ve 21/09/2020 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen kamu konutunun öncelikli alım hakkı sahibi olduğundan bahisle … isimli şahsa satıldığı; ancak davacı tarafından gerek dava dilekçesinde gerekse Gelir İdaresi Başkanlığı’na hitaben verilen 21/09/2020 tarihli, Hazine ve Maliye Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı’na hitaben verilen 06/10/2020 tarihli ve Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Daire Başkanlığı’na hitaben verilen 16/10/2020 tarihli dilekçelerde … isimli şahsın dava konusu kamu konutunda fiilen oturmadığından öncelikli alım hakkının bulunmadığının iddia edildiği, davalı idarelerce ve Mahkemece … isimli şahsın dava konusu kamu konutunda fiilen oturup oturmadığı hususunun tereddüde yer vermeyecek bir biçimde ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi’nce davanın reddi yolunda verilen kararın bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.