Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2183 E. 2022/3192 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2183 E.  ,  2022/3192 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2183
Karar No : 2022/3192

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) … Çelik Metal San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan üç kat vergi ziyaı cezalı 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri için üç kat, 2017/Ekim-Aralık dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında atıf yapılan … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı şirketin vergi matrahlarının yüksek olduğu hâlde genelikle ödenmesi gereken cüzi tutarlı vergilerin çıktığı, ilgili dönemlerde emtia alışlarının tamamına yakın kısmının, hakkında olumsuz tespitler bulunan firmalardan temin edildiği ki bunların ilgili dönemler itibariyle büyük bölümünün sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelemede olan mükelleflerden yapıldığı, sahte belge düzenleme organizasyonu içerisinde adı geçen mükelleflerden bir çoğunun beyannamelerini veren mali müşavir ile çalıştığı, çok yüksek cirolar yapacak düzeyde işçi, depo ve nakil vasıtalarının bulunmadığı, yüksek tutarlarda cirolar beyan etmesine rağmen beyan edilen ciroya nazaran cüzi tutarlı kar beyan ettiği, banka hesabında fiktif para hareketleri bulunduğu, iş yeri adresinde yapılan aramada mükellefe ait olmayan bazı firmaların birbirine düzenledikleri faturaların bulunduğu kargo poşetlerine ve firma kaşelerine rastlanılması durumunun hayatın olağan akışına ve iktisadi icaplara uygun olmadığı hususları göz önüne alındığında, davacının dava konusu dönemde düzenlemiş olduğu belgelerin gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından 2017 yılı için tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 2017 yılının tüm dönemleri için tarh edilen geçici vergi ile geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden; geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının matrahı yönünden bağlı olduğu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediğinden, geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici verginin peşin alınan bir vergi olması ve mahsup niteliğinin bulunması nedeni ile Danıştay’ın yerleşik içtihadı gereği tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinden ve dava konusu ihbarnamelerde yer alan kurum geçici vergi asıllarının ise Gelir vergisi Kanunu’nun 120’nci maddesi uyarınca mahsup süresinin geçmesi nedeniyle tarh edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, tekerrüre esas alınan cezanın, 2016/Ocak-Mart dönemine ait muhtasar beyannameye ilişkin olarak kesilen, davacıya 03/12/2017 tarihinde tebliğ edilen ve dava açılmayarak 02/01/2018 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezası olduğu, 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının, cezanın kesinleştiği yılı takip eden 2019 yılından başlamak üzere beş yıl içinde tekrar vergi ziyaı cezası kesilmesi durumunda tekerrüre esas olacağı, fakat dava konusu olayda, 2017 yılı vergilendirme dönemine ilişkin tarh edilen kurumlar vergisi ve kurum geçici vergi için kesilen vergi ziyaı cezasına, 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandığından, vergi zıyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, geçici vergi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmı ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısımının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Vergi tekniği raporunda hukuken geçerli somut tespitler bulunmadığı, hakkında vergi incelemesi yapılan mükelleflerden mal alınmış olması düzenlenen faturaların sahte olduğunu göstermeyeceği, e-yoklamalarda sevk edilen demirlerin olduğunun tespit edildiği dolayısıyla diğer firmalarla olan ticari ilişkinlerinin gerçek olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda 2017 yılının tüm dönemleri için geçici verginin re’sen tarh edilmesi gerektiğinin belirtildiği, 213 sayılı Kanunun 344. Maddesinde, 359. maddedeki fiillere yol açılması halinde vergi ziyaı cezasınını üç kat kesilmesi gerektiği düzenlemesine yer verildiğinden, tarh edilen geçici vergi ile geçici vergiler üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezası 02/01/2018 tarihinde kesinleştiğinden, dava konusu 2017 yılı kurumlar vergisi ile 2017/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanabileceğinin açık olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının kaldırılması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.