Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2617 E. 2022/3186 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2617 E.  ,  2022/3186 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2617
Karar No : 2022/3186

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Daıresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Lojistik İnşaat Madencilik Zirai ve Tarımsal Ürün Petrol Ürünl. Teks. Tic. Ltd. Şti.’nin 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin ödenmeyen muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ana takip dosya numaralı ödeme emrinin 2010 yılına ait vergi borçlarına ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilimum vesikalar ve yazıların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun tebliğ esaslarını düzenleyen ilgili maddelerinde belirtilen usul ve şekillere uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmesine rağmen, şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu 21. maddesi dikkate alınarak 31/12/2015 tarihinde usule aykırı şekilde muhtar nezdinde tebliğ edildiği görüldüğünden, 2010 yılında doğan vergilere ilişkin ihbarnamelerin en geç 31/12/2015 tarihinde tebliğ edilmesi gerekirken, 5 yıllık tarh zamanaşımı süresi içerisinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilemeyerek zamanaşımına uğrayan amme alacağının şirket ortağından takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dava konusu 2010 yılınayılına ait vergi borçlarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin dava konusu edilen kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin ortağı sorumlu tutularak, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnameleri aşamasındaki hukuka aykırılıkların işlemin sebep unsurundaki hukuka aykırılık hali olarak incelenmesine olanak bulunmadığı açık olduğundan istinafa konu kararın gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, asıl borçlu şirket tarafından vergi borçlarının 6111, 6552 ve 6736 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırması talebiyle başvuruda bulunulduğu, yapılandırılan vergi borçlarının ödenememesi suretiyle yapılandırmanın ihlal edilmesinden dolayı davalı idarece şirket adına tekrar ödeme emri düzenlenmediğinin ve yapılandırmadan yararlanma hakkının kaybedilmesinden sonra idarece takip işlemlerinin kaldığı yerden devam ettirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, yapılandırma sonucu şirkete ait amme alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, yapılandırılan borcun süresi içinde ödenmemesi ve yapılandırmanın ihlal edilmesi halinde, vadesi değişen ödenmeyen tutarlar üzerinden öncelikle şirket nezdinde ödeme emirleri tanzim ve tebliğ olunmak suretiyle amme alacağının tahsil ve takip cihetine gidilmesi gerektiği, usulüne uygun yürütülecek takip neticesinde şirketten tahsil kabiliyetinin bulunmaması durumunda yapılandırma başvurusu yapıldığı tarihte kanuni temsilci ve ortağın takibine gidilmesi gerekirken anılan usule uyulmadığından, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin 2010 yılına ilişkin kısmını iptal eden Mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl amme borçlusu şirket hakkında, usulüne uygun olarak yapılan takibat neticesinde ödenmeyip kesinleşen kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin tespit edildiği, amme alacaklarının davacının şirket ortağı olduğu dönemi kapsadığı ve yasa gereğince sorumluluğunun devam ettiği, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.