Danıştay Kararı 8. Daire 2019/2998 E. 2022/4165 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/2998 E.  ,  2022/4165 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2998
Karar No : 2022/4165

DAVACI : … Derneği
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
4- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “…ve her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor almış olmak” ibaresi ile 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan ”Her yıl, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden rapor almış olmak” ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde düzenlenmemiş bir görevin, dava konusu düzenlemelerle aile hekimlerine verilmesinin hukuka aykırı olduğu, aile hekimlerinin servis şoförü ve rehber personelin psikolojik muayenesini yapma konusunda uzman olmadığı, raporların uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından tam teşekküllü hastanelerce düzenlenmesi gerektiği, düzenlemelerin içeriğinde raporların niteliği net olarak belirtilmediğinden ve hastanelere sevk hakkı tanınmadığından dava konusu hükümlerin eksik düzenleme nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: Dava konusu Yönetmelik hazırlanırken, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin tarafı olan Ülkemizde çocuk yararının üstün tutulmasının gözetildiği, Yönetmeliğin Sağlık Bakanlığı’nın görüşü alınmak suretiyle çıkarıldığı, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 5. maddesinin 3. fıkrasında, her türlü raporun ve sevk evrakının aile hekimlerince düzenleneceğinin hükme bağlandığı, ihtiyaç halinde sevk yapılabileceğinin açık olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: Şoförlerin fiziki ve ruhsal sağlıklarının görev yapmalarını engelleyecek bir durum içerip içermediğinin tespiti için aile hekimlerince kontrol yapılmasının hem öğrenci güvenliği hem de toplumsal olay veya kazaların azaltılmasında etkili olacağı değerlendirilerek dava konusu düzenlemelerin tesis edildiği, birinci basamak aile hekimlerince yapılacak muayene sonucunda uygun olanlara tek hekim durum bildirir rapor düzenlenmesinin, uygun olmayanların bir üst basamağa sevk edilerek sağlık kurul raporu düzenlenmesinin amaçlandığı ve raporda aranacak şartların Sağlık Bakanlığınca belirlendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DAVALI …BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: Öğrencilerin eğitim kurumlarına okul servis araçları ile sağlıklı bir şekilde ulaşması ve kaza veya olayların önlenmesi amacıyla, şoför ve rehber personelin bu hizmeti yürütmesinin uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor alınması gerektiğine yönelik olarak tesis edilen dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: Aile hekimlerinin birinci basamak olarak önleyici bir hizmet sunması ve gerekli yönlendirmeleri gerçekleştirmesinin, çocukların yüksek yararı açısından koruyucu ve önleyici olduğu, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin mevzuat hükümlerine ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan; “… ve her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor almış olmak “ve 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan” her yıl, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden rapor almış olmak” ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunun Tanımlar başlıklı 2. maddesinde, Aile hekiminin; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabip olduğu belirtilmiş, 5.maddesinin 3. fıkrasında ise ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden okul servis araçlarını kullanan şoför ve rehber personelin her yıl aile hekimlerinden bu görevler için uygun olduklarına ilişkin rapor alınması şartının getirildiği, davanın ise aile hekimlerinin böyle bir görevi olmadığı iddiasıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, okul servis sürücülerinin ve personelinin daha iyi hizmet verebilmesi için sağlık raporu almalarının istenilmesinin kamu hizmetinin kalitesini artıracağı açık olup, öncelikle birinci basamak sağlık kuruluşlarında aile hekimlerince yapılacak muayene sonucunda tek hekim durumunu bildirir rapor düzenlenmesi, uygunluğuna karar verilemeyenlerin bir üst basamağa sevk edilerek sağlık kurul raporu düzenleneceğinin kuşkusuz olması karşısında yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca birinci basamak sağlık hizmeti sunan aile hekimliklerinden rapor düzenlenmesinin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddinin gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/06/2022 tarihinde, davacı vekili tarafından yetkili kılınan Av. …’un, davalı … Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri …’ın, davalı … Bakanlığı vekili Av. …’in, davalı … Bakanlığı vekili Av. …’nun ve davalı … Bakanlığı vekili Av. …’nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “…ve her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor almış olmak” ibaresi ile 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan ”Her yıl, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden rapor almış olmak” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun ”Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, aile hekiminin, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabip olduğu belirtilmiş; 5. maddesinin 3. fıkrasında ise, ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
25.01.2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin ”Aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasında, ”Aile hekiminin Kurumca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde görev, yetki ve sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir.
a) Çalıştığı bölgenin sağlık hizmetinin planlamasında bölgesindeki toplum sağlığı merkezi ile işbirliği yapmak.
b) Hekimlik uygulaması sırasında karşılaştığı toplum ve çevre sağlığını ilgilendiren durumları bölgesinde bulunduğu toplum sağlığı merkezine bildirmek.
c) Kendisine kayıtlı kişilerin ilk değerlendirmesini yapmak için altı ay içinde ev ziyaretinde bulunmak veya kişiler ile iletişime geçmek.
ç) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek.
d) Sağlıkla ilgili olarak kayıtlı kişilere rehberlik yapmak, sağlığı geliştirici ve koruyucu hizmetler ile ana çocuk sağlığı ve üreme sağlığı hizmetlerini vermek.
e) Periyodik sağlık muayenesi yapmak.
f) Kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik hastalıklar, gebe, lohusa, yenidoğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan (ergen), erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapmak.
g) Evde takibi zorunlu olan engelli, yaşlı, yatalak ve benzeri durumdaki kendisine kayıtlı kişilere evde veya gezici/yerinde sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek.
ğ) Aile sağlığı merkezi şartlarında teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etmek, sevk edilen hastaların geri bildirimi yapılan muayene, tetkik, teşhis, tedavi ve yatış bilgilerini değerlendirmek, ikinci ve üçüncü basamak tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile evde sağlık hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamak.
h) Tetkik hizmetlerinin verilmesini sağlamak ya da bu hizmetleri vermek.
ı) Verdiği hizmetlerle ilgili olarak sağlık kayıtlarını tutmak ve gerekli bildirimleri yapmak.
i) Kendisine kayıtlı kişileri yılda en az bir defa değerlendirerek sağlık kayıtlarını güncellemek.
j) Gerektiğinde hastayı gözlem altına alarak tetkik ve tedavisini yapmak.
k) Entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde gerektiğinde hastayı gözlem amaçlı yatırarak tetkik ve tedavisini yapmak.
l) İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek.
m) Kurumca belirlenen konularda hizmet içi eğitimlere katılmak.
n) Kurumca ve ilgili mevzuat ile verilen diğer görevleri yapmak.” kuralına yer verilmiştir.
25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin ”Taşıma işlerinde çalışanların şartları, görev ve sorumlulukları” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; okul servis araçlarını kullanan şoförlerin, her yıl, okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor almak zorunda olduğu, (ç) bendinde, okul servis araçlarını kullanan şoförlerin, her beş yılda bir şoförlük mesleği bakımından psikoteknik açıdan sağlıklı olduklarına dair yetkili kuruluşlardan rapor almak zorunda olduğu; aynı maddenin 2. fıkrasının (ç) bendinde ise, okul servis araçlarındaki rehber personelin, her yıl, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden rapor almak zorunda olduğu düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 5. maddesinin 3. fıkrasında, ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgelerin aile hekimleri tarafından düzenleneceği hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, aile hekimlerinin rapor ve gerekli görülen durumlarda sevk evrakı düzenleme görev ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakta olup; okul servis şoförü ile rehber personelin, yürütmekte olduğu kamu hizmetinin önemi ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda, mesleğini yapmasının uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor alması gerektiğine yönelik olarak tesis edilen dava konusu düzenlemelerde gerek yetki yönünden gerekse sebep ve maksat yönlerinden mevzuata aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “…ve her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor almış olmak” ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan ”Her yıl, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden rapor almış olmak” ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere,
15/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava; 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “…ve her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor almış olmak” ibaresi ile 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan ”Her yıl, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden rapor almış olmak” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 2. maddesinde, “Aile hekimi; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiptir.” şeklinde tanımlanmış; “Yönetmelikler” başlıklı 8. maddesinde, “Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü getirilmiştir.
25.01.2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin 3. maddesinin (f) bendinde, birinci basamak sağlık hizmetleri, sağlığın teşviki, koruyucu sağlık hizmetleri ile ilk kademedeki teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir arada verildiği, bireylerin hizmete kolayca ulaşabildikleri, etkin ve yaygın sağlık hizmeti sunumu olarak tanımlanmış; 4. maddesinde, aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları; çalıştığı bölgenin sağlık hizmetinin planlamasında bölgesindeki toplum sağlığı merkezi ile işbirliği yapmak, hekimlik uygulaması sırasında karşılaştığı toplum ve çevre sağlığını ilgilendiren durumları bölgesinde bulunduğu toplum sağlığı merkezine bildirmek, kendisine kayıtlı kişilerin ilk değerlendirmesini yapmak için altı ay içinde ev ziyaretinde bulunmak veya kişiler ile iletişime geçmek, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek, sağlıkla ilgili olarak kayıtlı kişilere rehberlik yapmak, sağlığı geliştirici ve koruyucu hizmetler ile ana çocuk sağlığı ve üreme sağlığı hizmetlerini vermek, periyodik sağlık muayenesi yapmak, kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik hastalıklar, gebe, lohusa, yenidoğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan (ergen), erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapmak, evde takibi zorunlu olan engelli, yaşlı, yatalak ve benzeri durumdaki kendisine kayıtlı kişilere evde veya gezici/yerinde sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek, aile sağlığı merkezi şartlarında teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etmek, sevk edilen hastaların geri bildirimi yapılan muayene, tetkik, teşhis, tedavi ve yatış bilgilerini değerlendirmek, ikinci ve üçüncü basamak tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile evde sağlık hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamak, tetkik hizmetlerinin verilmesini sağlamak ya da bu hizmetleri vermek, verdiği hizmetlerle ilgili olarak sağlık kayıtlarını tutmak ve gerekli bildirimleri yapmak, kendisine kayıtlı kişileri yılda en az bir defa değerlendirerek sağlık kayıtlarını güncellemek, gerektiğinde hastayı gözlem altına alarak tetkik ve tedavisini yapmak, entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde gerektiğinde hastayı gözlem amaçlı yatırarak tetkik ve tedavisini yapmak, ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek, Kurumca belirlenen konularda hizmet içi eğitimlere katılmak, Kurumca ve ilgili mevzuat ile verilen diğer görevleri yapmak olarak sayılmıştır.
Yönetmeliğin “Aile sağlığı merkezinin fiziki şartları” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Aile sağlığı merkezlerinde aşağıda belirtilen asgari fiziki şartlar aranır. a) Binanın kolay ulaşılabilir, güvenli, uygun havalandırma, ısıtma ve aydınlatma imkânlarına sahip, toplam alanının tek aile hekimi için 60 metrekare olması gerekir. Birden fazla hekimin birlikte çalışması durumunda her aile hekimi için 20 metrekare ilave edilir. Bir aile sağlığı merkezinde 2-6 aile hekimliği birimi olmasına azami dikkat gösterilir. b) Bekleme ve danışma bölümü bulunur. Bir hekim için bekleme alanında en az 5, daha sonraki her hekim için ilaveten en az 3’er adet olmak üzere yeterli sayıda bekleme koltuğu bulundurulur. Bekleme koltuğunun kolay temizlenebilir ve ergonomik yapıda olması; ahşap, PVC veya metal malzemelerden yapılmışsa oturulan ve yaslanılan alanların bir döşeme malzemesi ile kaplanmış olması gerekir. Bekleme alanında Kurumca gönderilen güncel afiş ve broşürler düzenlenmiş panoda asılı olarak bulundurulur, panoda asılamayacak olanlar çerçeveli olarak bulundurulur. Hasta ve hasta yakınlarının dilek ve önerilerini kolaylıkla ulaştırılabilmesini sağlayacak dilek ve öneri kutuları (Ek ibare:RG-11/3/2015-29292) ile hijyeni sağlamaya yönelik el antiseptiği bulundurulur. c) Muayene odasının, her aile hekimi için en az 10 metrekare olması gerekir. Muayene odasında lavabo bulunur. ç) Tıbbi müdahale odası, hastaya tıbbi girişimlerin yapılabileceği büyüklükte, lavabosu bulunan bir odadır. Bu odada aşı, enjeksiyon, küçük cerrahi müdahalelerin yapılmasına uygun muayene ve müdahale masası, muayene ve acil müdahale malzemeleri, jinekolojik muayene masası ile dezenfeksiyon ve sterilizasyon cihazlarının bulunması gereklidir. d) Laboratuvar hizmetlerinin aile hekimince merkezde verilmesi planlanıyorsa bu hizmetler için uygun bir oda bulunur. e) Aile sağlığı merkezi içerisinde kullanıma hazır, bütün aile hekimliği birimlerince de kullanılabilecek mahremiyet kurallarının uygulandığı, bebek bakım ve emzirme alanı veya odası bulunur. f) Hastaların kullanabileceği tercihen kadın-erkek için ayrı olmak üzere birbirinden ayrılmış, müstakil tuvalet ve lavaboların olması gerekir. Her lavaboda sıvı sabun, kâğıt havlu ve poşetli çöp sepeti, her tuvalette tuvalet kâğıdı ve poşetli çöp sepeti bulundurulur. Tuvaletlerde acil çağrı butonu bulundurulur. g) Tercihen binanın giriş katında kurulurlar. Engelli ve yaşlı vatandaşların giriş ve çıkışlarını mümkün kılan, kolaylaştırıcı tedbirler alınır. ğ) Tıbbi hizmet alanları ile bekleme alanlarında iç ortam sıcaklığı 18-27 0C arasında tutulur, muayene odasının iç ortam sıcaklığı için alt sınırın 20 0C olması gerekir. Isıtma soba hariç diğer araçlarla sağlanır. h) Aile sağlığı merkezinin iç alanlarının boya ve bakımı tam olmalıdır. Dış cephe boyası ve tamiratı ile ilgili gerekli talepler belirlenerek ilgili yerlere gönderilmelidir. ı) Aile sağlığı merkezinin sağlık hizmeti sunulan alanlarına ait zemin kaplamasının kolay temizlenebilir nitelikte olması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 25.10.2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Okul Servis Araçları Yönetmeliği ile okul servis araçlarını kullanan şoför ve bu araçlarda çalışan rehber personelin her yıl aile hekimlerinden bu görevler için uygun olduklarına ilişkin rapor alınması şartının getirildiği, davanın ise 5258 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelikte düzenlenmemiş bir görevin, dava konusu düzenlemelerle aile hekimlerine verildiği, aile hekimlerinin servis şoförü ve rehber personelin psikolojik muayenesini yapma konusunda uzman olmadığı, raporların uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından tam teşekküllü hastanelerce düzenlenmesi gerektiği, düzenlemelerin içeriğinde raporların niteliği net olarak belirtilmediğinden ve hastanelere sevk hakkı tanınmadığından dava konusu hükümlerin eksik düzenleme içerdiği iddiasıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarelerin savunma dilekçelerinde yer alan açıklamalardan ise, dava konusu düzenlemenin okul servis araçlarında görev yapan şoför ve rehber personelin, görev yapmalarını engelleyecek bir durum içerip içermediğinin tespiti amacıyla aile hekimlerince yıllık kontrol yapılması uygulamasının getirilerek öğrencilerin/çocukların güvenliğinin sağlanması amacıyla ve çeşitli şekillerde yaşanan olayların/kazaların bu şekilde azalacağı düşüncesiyle düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Dava konusu düzenleme yapılırken; okul servis aracı şoförü ve rehber personelin, hangi kriterlere göre değerlendirileceği ve hangi sağlık şartlarının aranacağı hususunda bir düzenleme yapılmaması hukuki açıdan eksik düzenleme olmakla birlikte; Sağlık Bakanlığı’nca bu eksikliğin giderilmesi için “Okul Servis Şoförlerinde ve Rehber Personelde Aranacak Sağlık Şartları” belirlenmiş ve bu Şartlar’da göz muayenesi, diabetes mellitus, kalp-damar hastalıkları, organ yetmezliği, kulak burun boğaz muayenesi, malign (kötü huylu) tümörler, kas iskelet sistemi, ruh sağlığı hastalıkları yönünden değerlendirme öngörülmüştür.
Okul servis sürücülerinin ve personelinin daha iyi hizmet verebilmesi için sağlık raporu almalarının istenilmesinin kamu hizmetinin kalitesini artıracağı açık ise de; okul servis araçlarında şoför veya rehber personel olarak çalışacak olan kişilerin, bu görevi ifa edebileceklerine ilişkin raporun, fiziksel ve psikolojik açıdan değerlendirme ihtiva etmesi gerektiği; nitekim dava konusu düzenleme sonrasında Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen sağlık şartlarının da bunu öngördüğü, farklı uzmanlık alanlarında değerlendirme gerektiren bu nitelikteki bir raporun ise ancak uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından tam teşekküllü hastanelerce düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle; aile sağlığı merkezlerinin fiziki donanımı ve aile hekimlerinin belirtilen hususlarda ihtisas sahibi olmaması göz önünde bulundurulduğunda, okul servis araçlarında şoför veya rehber personel olmaya uygun olunduğuna dair tek hekim raporunun, düzenlemenin getiriliş amacına ulaşılması yönünden uygun bir araç olmadığı gibi bu durum aile hekimlerinin ilgili Kanun ve Yönetmelikte belirlenen mesleki iş tanımlarını aşar mahiyette görevlendirilmesi sonucunu da doğurduğundan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamakta olup iptaline karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.