Danıştay Kararı 6. Daire 2022/1038 E. 2022/6997 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1038 E.  ,  2022/6997 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1038
Karar No : 2022/6997

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı – …
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karaman İli, Merkez İlçe, …, … . Sokak, No:… adresinde faaliyet gösteren çay posası (atığı) kurutma ve peletleme tesisinin, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca faaliyette bulunulması için alınması zorunlu geçici faaliyet belgesi ve/veya çevre izin ve lisans belgesi alınmadan faaliyette bulunduğundan bahisle, 2872 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacı şirkete 88.499,00-TL idari para cezası verilmesine ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca geçici faaliyet belgesi alınana kadar faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Karaman Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, E.… sayılı, … sıra numaralı idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın, davacı şirket tarafından faaliyet gösteren çay posası/atığı kurutma ve peletleme tesisinin, Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca önemli etkileri nedeniyle yetkili makamlardan izin almakla yükümlü bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile görsellerden, davacı şirkete ait tesiste çay aroması elde edildikten sonra ortaya çıkan çay posasının kurutularak pelet imalatı yapıldığı ve üretilen peletin yakma kazanında yakılması sonucunda ısı elde edildiği, tesisin hava emisyonunun bulunduğu ve çay posasının kurutulması ve yakılması aşamasında çevreye toz, is ve duman yayıldığı; bu nedenle, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca hava kirliliği yönünden önemli etkileri bulunan tesisin kurulması ve işletilmesinin izne tâbi olduğu; davacı şirketin anılan tesis için 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında “hava emisyonu” konulu çevre iznine tabi olduğu sonucuna varıldığından; “çevre izni” ve lisans öncesi verilen “geçici faaliyet belgesi” olmadan faaliyette bulunulduğundan bahisle davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 88.499,00-TL idari para cezası verilmesine ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca geçici faaliyet belgesi alınana kadar faaliyetin durdurulmasına ilişkin Karaman Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, E.… sayılı, … sıra numaralı idari yaptırım kararında hukuka uyarlık (İdare Mahkemesi kararında sehven “hukuka aykırılık” yerine “hukuka uyarlık” şeklinde yazılmıştır.) bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek ve İdare Mahkemesi kararında dava konusu işlemde “hukuka uyarlık” bulunmadığına ilişkin maddi yanlışlığın “hukuka aykırılık” bulunmadığı şeklinde düzeltilmesine ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun düzeltme yapılmak suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının gerekçeli olmadığı; idari yaptırım kararına konu çay posasının atık niteliğinde değil, biyokütle niteliğinde olduğu, bu bağlamda uyuşmazlık konusu tesisin geçici faaliyet belgesi veya çevre izin ve lisans belgesi alınarak işletilmesi zorunlu tesis niteliğinde değerlendirilmeyeceği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı ve … tarihli ve … sayılı yazılarında da bu yönde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından çay posasının atık değil biyokütle olduğu, bu nedenle kurutma ve peletleme işlemi nedeniyle geçici faaliyet belgesi veya hava emisyonu konulu çevre izin belgesi alınması gerekmediğine yönelik davacı iddiasının yerinde olmadığı; Karaman Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce hazırlatılan raporda, söz konusu iddianın dava konusu işlem bakımından iptal sebebi teşkil etmesinin mümkün olmadığının belirtildiği; kaldı ki davacı şirketin faaliyete başlamadan çevre mevzuatı kapsamında başvuru yapılarak bu kapsamda muaf olduğuna dair belgelerin ibraz edilmesinin zorunlu olmasına karşın, denetim esnasında faaliyete geçilebilmesi için gerekli hiçbir belgenin davacı tarafından ibraz edilemediği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Karaman İli, Merkez İlçe, … , … . Sokak, No:… adresinde faaliyet gösteren çay posası (atığı) kurutma ve peletleme tesisinin bir aydır faaliyet gösterdiği, söz konusu tesis ile ilgili alınmış “ÇED muaf”, “ÇED gerekli değildir” veya “ÇED olumlu” belgesi; “işyeri açma ve çalışma belgesi” ve Çevre Kanunu’na göre alınması gereken “geçici faaliyet belgesi” veya “çevre izin ve lisans belgesi”nin olmadığından ibraz edilemediği hususu, davalı idare elemanlarınca düzenlenen 13/05/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilmiştir.
Anılan tutanak dayanak alınarak, davacı şirket tarafından işletilen çay posası/atığı kurutma ve peletleme tesisinde faaliyette bulunulabilmesi için, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca alınması zorunlu olan “çevre izin ve lisans belgesi” veya “geçici faaliyet belgesi” bulunmadan faaliyette bulunulduğundan bahisle, 2872 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacı şirkete 88.499,00-TL idari para cezası verilmesine ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca geçici faaliyet belgesi alınana kadar faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Karaman Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, E.… sayılı, … sıra numaralı idari yaptırım kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Kirletme yasağı” başlıklı 8. maddesinde; “Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmü; “İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında; “Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler.” hükmü; 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1. paragrafında; “Hava kirliliği yönünden önemli etkileri nedeniyle kurulması ve işletilmesi yönetmelikle izne tâbi tutulan tesisleri, yetkili makamlardan izin almadan kuran ve işleten veya iznin iptal edilmesine rağmen kurmaya ve işletmeye devam eden veya bu tesislerde izin almaksızın sonradan değişiklik yapan veya yetkili makamların gerekli gördükleri değişiklikleri tanınan sürede yapmayanlara 24.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu tesislerde emisyon miktarları yönetmelikle belirlenen sınırları aşıyorsa 48.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
10/09/2014 tarih ve 29115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 4. maddesinde; Çevre İzni: Çevre Kanunu uyarınca alınması gereken; hava emisyonu, çevresel gürültü, atıksu deşarjı ve derin deniz deşarjı konularından en az birini içeren izin, Geçici Faaliyet Belgesi (GFB): İşletmelerin faaliyette bulunabilmeleri için çevre izni ve lisansı öncesi verilen belge şeklinde tanımlanmış; aynı Yönetmelik’in 5. maddesinde ise; bu Yönetmelik kapsamında çevre iznine veya çevre izin ve lisansına tabi işletmelerin, çevresel etkilerine göre EK-1 ve EK-2 listelerinde sınıflandırıldığı, bu işletmelerin faaliyette bulunabilmeleri için öncelikle geçici faaliyet belgesi almak ve geçici faaliyet belgesi alan işletmelerin belge tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde çevre izin veya çevre izin ve lisans belgesi almak zorunda oldukları düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı bir biçimde çevreyi kirletmek yasak olup, işletmeler faaliyette bulunabilmek için yönetmeliklerde öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler. Bu bakımdan, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında çevreye kirletici etkisi yüksek düzeyde olan işletmeler (Ek-1 Listesi) ile çevreye kirletici etkisi olan işletmelerin (Ek-2 Listesi), faaliyete başlayabilmesi için öncelikle geçici faaliyet belgesini almaları gerekmekte olup, söz konusu belgeyi almadan faaliyete başlayanlara 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre idari yaptırım uygulanabileceği açıktır. Ayrıca işletmelerin geçici faaliyet belgesi düzenlenene kadar faaliyette bulunmamaları esastır.
Uyuşmazlıkta; davalı idare elemanlarınca düzenlenen 13/05/2022 tarihli çevre denetim tutanağındai davacı şirket tarafından işletilen çay posası/atığı kurutma ve peletleme tesisinde, faaliyete başlanmadan 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca alınması zorunlu olan çevre izin ve lisans belgesi veya geçici faaliyet belgesi bulunmadan faaliyette bulunulduğu tespit edilmiş ve dava konusu işlemde anılan belgeler bulunmadan faaliyette bulunulması sebebine dayalı olarak işlem tesis edilmiş ise de; davacı tarafından verilen ve 04/02/2022 tarihinde Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kaydına giren temyiz dilekçesinde, idari yaptırım kararına konu çay posasının “atık” niteliğinde olmadığı, “biyokütle” olarak değerlendirilmesi gerektiği; kaldı ki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı ve … tarihli ve … sayılı yazılarında da bu yönde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğuna yönelik iddialarda bulunulduğu görüldüğünden; Dairemizin 14/03/2022 tarihli ara kararı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı ve … tarihli ve … sayılı yazılarının aslının veya onaylı birer örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, taraflarca ara kararına cevap dilekçesi ekinde gönderilen söz konusu belgelerin incelenmesi sonucu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarih ve E.… sayılı yazısında, çay lifi gibi tarımdan kaynaklanan ve herhangi bir işleme tabi tutulmamış bitkisel atıkların, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin 4. maddesi kapsamında biyokütle olarak değerlendirildiği, bu kapsamda herhangi bir işleme tabi tutulmayarak yalnızca kurutulup pelet haline getirilen çay lifinin söz konusu tesiste proses amaçlı olarak kullanılan ve ısıl gücü ile türüne bağlı olarak Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği EK-5-A’da yer alan hüküm ve esasları sağlayan yakma tesisinde yakıt olarak kullanılabileceği belirtilmiş; davacının başvurusu üzerine, “pelet haline getirilen çay lifinin biyokütle olarak kullanılmasının uygun bulunduğu” ve bu doğrultuda uyuşmazlık konusu faaaliyet için Çevre izin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında davacı şirketin lisans yükümlülüğünün bulunmadığı hususunun davacı şirkete bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra davacı şirketin faaliyeti ile davacı tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yapılan başvuru üzerine, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında, “pelet haline getirilen çay lifinin biyokütle olarak kullanılmasının uygun bulunduğu” ve bu doğrultuda uyuşmazlık konusu faaliyet için Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında davacı şirketin lisans yükümlülüğünün bulunmadığı hususunun davacı şirkete bildirildiği göz önüne alındığında; davacı şirket tarafından anılan Yönetmelik hükmü uyarınca “geçici faaliyet belgesi” veya “çevre izin ve lisans belgesi” alınmaksızın faaliyette bulunulduğundan bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacı şirkete 88.499,00-TL idari para cezası verilmesine ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca geçici faaliyet belgesi alınana kadar faaliyetin durdurulmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltme yapılmak suretiyle reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun düzeltme yapılmak suretiyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … -TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.