Danıştay Kararı 12. Daire 2022/1616 E. 2022/3684 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/1616 E.  ,  2022/3684 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1616
Karar No : 2022/3684

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …’i temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep Büyükşehir Belediyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen davacı tarafından; kamu görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin olarak eksik olarak ödenmiş olan mali hakları ile ödenmemiş olan sosyal denge tazminatının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin sosyal denge tazminatına yönelik kısmı ve sosyal denge tazminat ödenmemesine dayanak gösterilen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile … Sendikası (…-Sen) arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesindeki “Memurlar sosyal denge sözleşmesindeki mali hükümlerden işyerinde fiilen çalıştığı sürece (yıllık izin hariç) faydalanır.” şeklindeki düzenlemenin iptali ile yoksun kaldığı sosyal denge sözleşmesinden doğan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesinde, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinde istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, sosyal denge tazminatının aylık tutarının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceğinin hükme bağlandığı; buna göre, yerel yönetimlerde istihdam edilen kamu görevlilerinin mali haklarının iyileştirilmesi, ekonomik ve sosyal seviyelerinin yükseltilmesi amacıyla sosyal denge sözleşmeleri imzalanması ve bu sözleşmeden yararlanacaklar arasında adil bir dengenin sağlanması için bir takım kısıtlayıcı hükümler getirilmesinin mümkün bulunduğu; ayrıca, 17/04/2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 6. maddesiyle, tazminat ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması koşulunun arandığı dikkate alındığında; sosyal denge tazminatının yıllık izin hariç iş yerinde fiilen çalışılması halinde ödeneceğine ilişkin Sözleşme hükmünün mevzuata ve hukuka uygun olduğu; bu durumda, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle kamu görevinden çıkarılan ve daha sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen davacının, kamu görevinden ayrı kaldığı dönemde, görevini fiilen yapmadığı açık olduğundan, sosyal denge tazminatından yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle; Anayasa’nın 128. maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin, mali ve sosyal haklarına ilişkin toplu sözleşme hükümleri hariç olmak üzere, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesinin öngörüldüğü; kanunla düzenlenen mali ve sosyal haklarda yapılacak kesintilerin de aynı şekilde kanunla düzenlenmesi gerektiği; buna göre, sosyal denge tazminatını düzenleyen kanun hükümlerinde, bu tazminatın ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması yönünde bir kısıtlamaya yer verilmediği ve söz konusu tazminatın yararlanma koşullarının sözleşme hükmü ile kısıtlanmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, dava konusu Sosyal Denge Sözleşmesinde yer alan “Memurlar sosyal denge sözleşmesindeki mali hükümlerden iş yerinde fiilen çalıştığı sürece (yıllık izin hariç) faydalanır” şeklindeki düzenlemenin iptaline; diğer taraftan, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında, kanun hükmünde kararnameyle kamu görevinden çıkarılanların Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptıkları başvuruların kabulü halinde, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılması ve bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesinin öngörüldüğü; buna göre, Komisyon kararıyla görevine iade edilen kamu görevlisinin, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalktığından, yeniden görevine başlayan kamu görevlisinin mali ve sosyal haklarının da kamu görevinden çıkarılma işlemi hiç tesis edilmemiş gibi kendisine ödenmesi gerektiği; her ne kadar sosyal denge tazminatı, fiilen görev yapan personele ödenen bir tazminat olarak düzenlenmiş ise de, uyuşmazlık konusu olayda, davacının görevinden ayrı kaldığı dönemde, fiilen görev yapmasına davalı idarece engel olunduğu, kamu görevinden çıkarılma işlemi tesis edilmemiş olsa idi, davacının fiilen görevine devam edeceği ve sosyal denge tazminatına hak kazanacağı açık olduğundan; davacının görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin sosyal denge tazminatlarının ödenmemesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu bireysel işlemin iptali ile yoksun kalınan sosyal denge tazminatlarının her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı; öte yandan, memurların mali hükümlerden işyerinde fiili çalıştığı sürece yararlanacağına ilişkin dava konusu Sözleşme hükmünün, sözleşme serbestisi kapsamında, hukuka ve mevzuata uygun olarak düzenlendiği; ayrıca Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 6. maddesinde de tazminat ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması koşulunun arandığı, davacıya fiilen çalışmadığı dönemlerde sosyal denge tazminatı ödenmesinin yürürlükteki mevzuat uyarınca mümkün olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Sosyal denge tazminatının ödenmesi hususunda, kanunda yer almayan bir kısıtlamanın sözleşme hükmü ile getirilmesinin mümkün olmadığı, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesinde görev yapmakta iken 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete’e yayımlanan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kamu görevinden çıkarılmış, daha sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun … tarihli, … sayılı kararıyla görevine iade edilmiştir.
Davacıya, kamu görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin aylıkları ödenmekle birlikte, sosyal denge tazminatı ödenmemiştir.
Davacı, kamu görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin sosyal denge tazminatının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle 19/06/2019 tarihinde davalı idareye başvurmuş; bu başvurusu, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile … Sendikası (…-Sen) arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesindeki “Memurlar sosyal denge sözleşmesindeki mali hükümlerden işyerinde fiilen çalıştığı sürece (yıllık izin hariç) faydalanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, kamu görevinden ayrı kaldığı dönemde, işyerinde fiilen çalışmadığı gerekçesiyle, … tarih ve … sayılı dava konusu işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin ise saklı olduğu hükme bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile memurların hizmet şartları, nitelikleri, atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yüküm ve sorumlulukları, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işleri ayrıntılı bir biçimde belirlenmiş olup; 146. maddesinde, memurların aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere tabi olacağı belirtilmiştir.
657 sayılı Kanun’un 102. maddesinde, Devlet memurların yıllık izin hakları; 104. maddesinde, mazeret izni hakları (analık izni, babalık izni, ölüm izni, süt izni gibi) düzenlenmiş olup; 104. maddesinin (G) bendinde, “Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz.” kuralına; “Hastalık ve refakat izni” başlıklı 105. maddesinin birinci fıkrasında, “Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir.”; yedinci fıkrasında, “Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir…” kuralına yer verilmiş; 108. maddesinde de, Devlet memurlarına hangi hallerde (istek, askerlik, refakat, doğum, evlat edinme, eşin yurt dışında görevlendirilmesi gibi hallerde) ve hangi sürelerde aylıksız izin verileceği yolunda düzenleme yapılmıştır.
Aynı Kanun’un 141. maddesinde, “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir….” kuralı yer almıştır.
Öte yandan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin, 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’la eklenen Ek 15. maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”; ikinci fıkrasında, “Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” düzenlemeleri yer almıştır.
Ayrıca, 23/08/2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmenin “Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı üçüncü kısmının, ”Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün, ”Sosyal Denge Tazminatı”nın düzenlendiği 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” hükmü yer almış olup; aynı nitelikteki düzenlemeye, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’de de yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Kararların uygulanması” başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, “(Değişik: 25/7/2018-7145/22 md.) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. … İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. …” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu kararın, “dava konusu Sözleşme hükmünün iptaline” ilişkin kısmı incelendiğinde;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesinde; belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilmesine imkan sağlanmış ve sosyal denge tazminatı aylık tutarının, ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılacak sosyal denge tazminatı sözleşmesiyle belirlenmesi öngörülmüş olmakla birlikte, söz konusu tazminatın hangi hallerde ödenmeyeceği hususunda herhangi bir kurala yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile memurların hak ve yükümlülükleri ile mali ve sosyal hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiş olup; anılan Kanun’un 104. ve 105. maddelerinde yıllık, mazeret, hastalık ve refakat izinlerini kullanan memurların, mali ve sosyal haklarına dokunulamayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, aynı Kanun’un 141. maddesinde, görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisinin ödeneceği; 143. maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde de, aylıklarının kesilmiş olan üçte birinin topluca iade edileceği kurala bağlanmıştır.
Görüldüğü üzere, memurların yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, refakat izni, aylıksız izin ve görevden uzaklaştırma nedeniyle işyerinde fiilen çalışmadığı dönemlerde, mali ve sosyal haklarının ödenip ödenmeyeceği veya hangi oranda ödeneceği 657 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde açık bir biçimde düzenlenmiş olup; buna göre yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, ücretli refakat izni kullanan memurların mali ve sosyal haklarında (aksine yasal düzenleme olmadıkça) kesinti yapılamayacağı; sadece aylıksız izin kullananlara herhangi mali ve sosyal hak ödenmeyeceği; görevden uzaklaştırılan personelin ise aylıklarında üçte biri oranında kesinti yapılacağı, göreve iade edilmesi halinde de, yapılan kesintinin geri ödeneceği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, belediye ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinde çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatının aylık tutarını belirlemek olduğu; sosyal denge tazminatının yasal dayanağı olan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesinde, söz konusu tazminatın hangi hallerde ödenmeyeceği hususunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda ise memurların yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, refakat izni, aylıksız izin ve görevden uzaklaştırma nedeniyle işyerinde fiilen çalışmadığı dönemlerde, mali ve sosyal haklarının ödenip ödenmeyeceğinin ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği; ayrıca belediye ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinde görev yapan memurlara, her ay ödenmekte olan sosyal denge tazminatının, mali ve sosyal hak niteliğinde olduğu hususunda kuşku bulunmadığı dikkate alındığında; yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, refakat izni, aylıksız izin ve görevden uzaklaştırma gibi sebeplerle işyerinde fiilen çalışılmayan dönemlerde, memurlara sosyal denge tazminatı ödenip ödenmeyeceğinin, aksine bir yasal düzenleme bulunmadıkça, 657 sayılı Kanun’da yer alan genel hükümlere göre belirlenmesi ve imzalanacak sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin de anılan Kanun’a uyumlu düzenlemeler içermesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile … Sendikası (…-Sen) arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinde, 657 sayılı Kanun’da yer verilen düzenlemeler (başta 104., 105., 108., 141. maddeler olmak üzere) gözetilmek suretiyle, memurların sosyal denge tazminatında kesinti yapılacak haller belirlenmesi gerekirken; anılan Kanun hükümleri dikkate alınmaksızın yürürlüğe konulan Sosyal Denge Sözleşmesindeki “Memurlar sosyal denge sözleşmesindeki mali hükümlerden işyerinde fiilen çalıştığı sürece (yıllık izin hariç) faydalanır.” şeklindeki düzenlemede hukuka uygunluk; dava konusu Sözleşme hükmünün iptali yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Temyize konu kararın, “dava konusu bireysel işlemin iptali ile sosyal denge tazminatlarının her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısmına gelince;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; temyizen incelenen kararın “dava konusu bireysel işlemin iptali ile yoksun kalınan sosyal denge tazminatlarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısımlarında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısımlarına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı Kanun’un “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Buna karşın, temyize konu kararda, davacının görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin sosyal denge tazminatlarının yasal faizinin başlangıç tarihi olarak, davalı idareye başvuruda bulunduğu tarihin esas alınması gerekirken, her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “…sosyal denge tazminatlarının her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine…” ibaresinin, “…sosyal denge tazminatlarının davalı idareye başvuru tarihinden (19/06/2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine…” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının “dava konusu Sözleşme hükmünün iptaline” ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Bölge İdare Mahkemesi kararının “dava konusu bireysel işlemin iptali ile sosyal denge tazminatlarının her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısmının ise yukarıda belirtildiği şekilde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.