Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3975 E. , 2022/3032 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3975
Karar No : 2022/3032
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İnş. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2007/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile 2007 yılına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin olarak, ara kararı ile davalı idareden asıl borçlu şirkete gönderilen ödeme emirleri ve tebliğ alındılarının sunulmasının istenildiği, sunulan cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinde, asıl borçlu şirket adına … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği ve tebliğine ilişkin olarak çıkarılan listede tebligatın vergi dairesinde memur eliyle 07/11/2014 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği, fakat tebliğ alındısının mükellef dosyasında bulunmadığı belirtilerek, asıl borçlu şirkete ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin davalı idare tarafından gerekli bilgi ve belgelerin sunulamadığı anlaşıldığından, ödeme emrinde yer alan söz konusu vergi borçlarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmediği, bu durumda, asıl borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilip kesinleştirilmeyen amme alacaklarının takip ve tahsili amacıyla, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2007/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi zıyai cezası ve gecikme faizi ile 2007 yılına ilişkin kurumlar vergisi, vergi zıya cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ve 2007/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile 2007 yılına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine dışında kalan kısmı yönünden; vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla öncelikle asıl borçlu şirkete … tarih ve … no’lu ödeme emrinin düzenlendiği, asıl borçlu şirkete adına düzenlenen tebligatların şirket müdürü …’ın “… Mah. … Cad. No:… …/…” adresine 2 kez tebliğe çıkarıldığı, “muhatabın adres bırakmadan ayrılmış olup yeni açık adresi bilinmiyor.” şerhi düşülerek 23/06/2014 ve 21/07/2014 tarihinde merciine iade edildiği, bunun üzerine 27/10/2014 tarihinde ilanen tebliğ edildiğinin belirtildiği, 06/01/2021 tarihli ara kararı ile asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih … no’lu ödeme emrinin tebliğine ilişkin ilan gazetesi ve içeriğine ilişkin işlem dosyasının istenildiği, davalı idare tarafından sunulan 22/01/2021 tarihli cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinde, ilan gazetesinin muhatabın dosyasında bulunmadığının belirtilerek, asıl borçlu şirkete ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin davalı idare tarafından gerekli bilgi ve belgelerin sunulamadığı anlaşıldığından, ödeme emrinde yer alan söz konusu vergi borçlarının da asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmediği kanaatine varıldığı, bu durumda, asıl borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilip kesinleştirilmeyen amme alacaklarının takip ve tahsili amacıyla, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan (2007/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi zıyai cezası ve gecikme faizi ile 2007 yılına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısım dışında kalan) vergi borçları yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında mal varlığına rastlanmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.