Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2465 E. 2022/2633 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2465 E.  ,  2022/2633 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2465
Karar No:2022/2633

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1. …
2. …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çubuk ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde yer alan ve mülkiyeti belediyeye ait arsa vasıflı taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45, 46 ve 47. maddelerine istinaden açık arttırma usûlü ile kiraya verilmesine ilişkin 26/01/2022 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın spor tesis alanı olarak kullanılması amacıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu gereğince ihale yapılmak suretiyle 15/06/2011 tarihli sözleşme ile 10 yıllığına davacılara kiralandığı, sözleşme dönemi içerisinde, tüm dünyada ve ülkemizde görülen koronavirüs salgın hastalığı nedeniyle, uyuşmazlığa konu spor tesisinin toplam 225 gün kapalı olduğunun tespit edilmesi üzerine 15/06/2021 tarihi itibarıyla sona ermesi gereken kira sözleşmesinin 225 gün daha uzatıldığı, kira sözleşmesinin 28/01/2022 tarihinde sona ereceğinden bahisle davalı idarece kiralama ihalesi için ilana çıkıldığı, bunun üzerine ihalenin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Taraflar arasında imzalanan 15/06/2011 tarihli Kira Sözleşmesi’nin Hususi Şartlar bölümünün 3. maddesinde, “Kira müddeti sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren On (10) yıldır. Kira müddeti bitiminde menkul yeniden ihale edilir. Kiracı, kira süresinin hitamında mecuru tahliye edecektir. Tahliye işlemleri 2886 sayılı Kanunun 75. maddesine göre yapılır. Kira bitiminde işgalin devamı ve yeniden ihale arasındaki süre ecrimisil olarak tahsil edilir.” kuralına yer verildiği, bahse konu kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren sözleşmenin uzatılması yönünde herhangi bir karar alınmadığı ve yeni bir sözleşme imzalanmadığı gibi, kira sözleşmesinin bitimi itibarıyla taşınmazın tahliye edilmesi gerektiği hususunun 28/01/2022 tarihli yazı ile usûlüne uygun olarak davacılara bildirildiği; bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın 2886 sayılı Kanun kapsamında kiraya verildiği, davacı tarafın iddiasının aksine, Belediye tarafından fesih bildiriminin gönderilmemesi sebebiyle kira sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tâbi olmayacağı, belediyelerin 2886 sayılı Kanun uyarınca ve ihale suretiyle kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira sözleşmesinin bitiminden sonra tahliye etmek durumunda oldukları dikkate alındığında, 15/06/2011 (kararda sehven 2021 yazıldığı görülmektedir.) başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren davacıların dava konusu taşınmazda fuzuli şagil durumunda olduğu, davalı idarece 26/01/2022 tarihinde ihaleye çıkılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, gerek eski ihale dokümanında gerek yeni ihale dokümanında gerekse de mevzuatta, eski kiracıya öncelik tanınması gerektiğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, davacı tarafça imzalanan eski tarihli Kira Sözleşmesinde, kira süresinin bitiminde yeni ihalenin “arsa” üzerinden ihale edilebileceğinin düzenlendiği, yeni tarihli İhale Şartnamesi’nde, ihalenin eski kiracının üzerinde kalması durumunda, taşınmaz üzerindeki müştemilatın kullanılmaya devam edileceğinin belirtildiği, Şartname’de yalnızca eski kiracı tarafından halısaha halısının yenilenmesi gerektiğinin öngörüldüğü, ihalenin yeni kiracının üzerinde kalması ve yeni kiracının taşınmaz üzerindeki müştemilatı kabul etmemesi hâlinde ise, halısaha ve sosyal tesisin yeniden inşa edilmesi gerektiğinin belirtildiği, yeni tarihli Kira Sözleşmesi’nde ise, yeni kiracının taşınmaz üzerindeki tesisleri kabul etmesi durumunda da, halısaha halısının değiştirilmesi gerektiği yönünde kurallara yer verildiği dikkate alındığında, davacıların, kendileri aleyhine hükümlere yer verildiği iddiasının yerinde olmadığı, ayrıca, ihale dokümanı bir bütün olarak incelendiğinde, 2886 sayılı Kanun’un 7. maddesinde sayılan esaslı unsurlara ihale dokümanında yer verildiği, dokümanda bulunmayan hususların ise ihaleyi kusurlandıracak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, bahse konu taşınmazın spor tesis alanı olarak kullanılması amacıyla 2886 sayılı Kanun gereğince ihale yapılmak suretiyle 15/06/2011 tarihli sözleşme ile 10 yıllığına kiralandığı, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre kira sözleşmesinin hâlen yürürlükte olduğu, taşınmazın arsa vasıflı olarak ihale edileceğinin düzenlendiği, ancak arsa üzerinde yapıların bulunduğu, arsa üzerindeki yapılar yönünden ihale şartnamesinin açık, şeffaf ve denetime elverişli olmadığı, halen kiracısı oldukları ve yüksek miktarda harcama yaptıkları tesislerden dolayı taraflarına öncelik tanınması gerekirken, şartnamede aleyhe hükümlere yer verildiği, eşit muamele ilkesine aykırı hareket edildiği, ihaleye 2 kişinin katıldığı ve bu kişilerin yakın akraba olduğu, taşınmazın çok düşük bir bedelle ihale edildiği, kamusal menfaat ve rekabet ilkelerine aykırı hareket edildiği, ihale ilanının mevzuatta belirlenen yerlere asılmadığı ve rekabeti arttıracak ortamın sunulmadığı, şartnamenin yayın tarihi ile revizyon tarihinin gerçeği yansıtmadığı, ihale şartnamesinin 2886 sayılı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen zorunlu hususları taşımadığı, zorunlu unsurların şartnamede yer almamasının ihalenin usul ve yasaya aykırı gerçekleştirildiğini gösterdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemi hâlinde kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının davacılara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.