Danıştay Kararı 13. Daire 2021/2284 E. 2022/2620 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2284 E.  ,  2022/2620 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2284
Karar No:2022/2620

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Nakliyat Turizm Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: “… Caddesi, No:…, … Beldesi, …” adresinde … tarih ve … sayılı bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren ve bayilik lisansı 18/10/2018 tarihinde sonlandırılan davacı şirkete ait istasyonda, otomasyon sistemine müdahale edildiği ve otomasyon sistemi sağlıklı ve doğru çalışmıyorken bayilik faaliyetini sürdürmek suretiyle lisansın tanıdığı haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 19. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi uyarınca 80.106,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; denetim esnasında düzenlenen … tarih ve … seri numaralı tutanakta; 3 nolu motorin tankındaki ürünün fiziki ölçümünün 159 cm, otomasyon değerinin 23,52 cm olduğu, teknik servis ile birlikte yapılan incelemede 3 nolu motorin tankı şamandırasının bir adet vida ile sabitlendiği yönünde tespitlere yer verildiği, söz konusu tutanağın istasyon sorumlusu tarafından itiraz şerhi konulmaksızın imzalandığı, vida ile sabitlenme durumunun ve otomasyon sistemi verileri arasındaki değişikliklerin fotoğraflandığı, buna göre 3 nolu tankta vida bulunurken ürün hacmi 1.508,60, ürün yüksekliği 23.52 cm iken, vida bulunmaksızın ürün hacminin 21.843,12, ürün yüksekliğinin 157,76 cm olarak otomasyon sistemine yansıdığı; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, 3 nolu motorin tankı şamandırasının bir vida ile sabitlenmek suretiyle otomasyon sistemine müdahale edildiği, otomasyon sistemi sağlıklı ve doğru çalışmadığı hâlde bayilik faaliyetini sürdürmek suretiyle lisansın tanıdığı haklar dışında faaliyet gösterdiği sabit olan davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun’un 19/2-(e)-2 ve 19/2-(f) maddesi uyarınca 80.106,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem tarihinden sonra 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32’inci maddesiyle 5015 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesinde değişiklik yapıldığı, söz konusu değişiklik sonrası 4’üncü maddenin 1 ve 2.fıkralarının ihlâli için sorumlulara yüz yirmi beş bin Türk Lirasından az olmamak ve altı yüz yirmi beş bin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idarî para cezası uygulanacağının belirtildiği, davacı şirkete uygulanan idarî para cezası tutarı 80.106,00-TL olduğundan, bahsedilen değişiklik sonrası davacı lehine uygulanabilecek nitelikte bir hüküm bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; davacı şirkete ait istasyonda 17/08/2015 tarihinde yapılan denetimde; gizli düzenek bulundurarak piyasa faaliyetine konu etmesi, istasyon otomasyon sistemine izinsiz müdahale etmesi ve dağıtıcısı ile ilgili belirtileri bulundurmaması yönündeki tespitler üzerine … tarih ve … sayılı Olur ile doğrudan soruşturma yapılmasına karar verildiği, … tarih ve … sayılı Soruşturma Raporu düzenlenerek … tarih ve … sayılı yazı ile davacının yazılı savunmasının istenildiği, akabinde … tarih ve … sayılı karar ile, istasyonda gizli düzenek bulundurarak piyasa faaliyetine konu ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19/2-(a)-2 maddesi uyarınca 1.144.373,00-TL, otomasyon sistemi sağlıklı ve doğru çalışmıyorken bayilik faaliyetini sürdürmek suretiyle lisansın tanıdığı haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19/2-(e)-2 ile 19/2-(f) maddeleri uyarınca 80.106,00-TL, eski dağıtıcısına ait belirtileri kaldırmadığı ve denetim esnasında mevcut dağıtıcısı ile ilgili belirtileri bulundurmadığından bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19/7 maddesi uyarınca 80.106,00-TL idarî para cezası ile cezalandırılması üzerine söz konusu kararın “otomasyon sistemine müdahale edilmesi nedeniyle otomasyon sistemi sağlıklı ve doğru çalışmıyorken bayilik faaliyetini sürdürmek suretiyle lisansın tanıdığı haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19/2-(e)-2 ve 19/2-(f) maddesi uyarınca 80.106,00-TL idarî para cezası uygulanmasına” ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; kanunîlik ilkesinin, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağladığı, tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsurun, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade ettiği;
5015 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu, anılan maddenin birinci ve ikinci fıkrasının, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, taşıma, iletim, bayilik v.b) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve bu hakkın lisansta kayıtlı hususlar dahilinde kullanılabileceğine ilişkin koşulları düzenlediği; bu itibarla, dava konusu idarî para cezasının tesis edilmesine sebep olan olayın, bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait istasyonda otomasyon sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışmaması ve akaryakıt dolum ve satışlarının otomasyon sistemine tam yansımaması olduğu, anılan eylemin karşılığında ise “sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi” fiilinin karşılığı olan idarî para cezasının tesis edildiği, ancak dava dosyasında mevcut olan tespite göre faaliyetin usulüne uygun yürütülmediği açık olmakla birlikte, mevzuatın belirlediği kurallara uygun olarak, bir başka deyişle, usulüne uygun yürütülmemesinden dolayı davacıya idari yaptırım uygulanması mümkün ise de, davacıya isnat edilen, “Lisansı ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek otomasyon sistemi sağlıklı çalışmamasına rağmen bayilik faaliyetinde bulunduğu” şeklindeki fiilin karşılığının 19. maddede idarî yaptırım olarak belirlenmediği anlaşıldığından, lisansın verdiği haklar dışında faaliyetin yürütüldüğünün kabulü ile 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. maddesinin (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca verilen idarî para cezasında hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Kanun’un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, istasyon otomasyon sistemi sağlıklı çalışmıyorken bayilik faaliyetine konu eylem gerçekleştirmenin 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkrası, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 18. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri ile 1240 sayılı Kurul kararının 5. maddesinin 2. fıkrası hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bu fiileri işleyenler hakkında 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin (e) ve (f) bendi uyarınca işlem tesis edileceği, davacının lisans sahibi olmasından doğan her türlü yükümlülüğe uymak zorunda olduğu, verilen lisans hakkı kapsamında hareket etmesi gerektiği, davacı tarafça Kanunla getirilen yükümlülüklere riayet edilmediğinden Kurum’un mevzuattan doğan gereklilikleri yerine getirerek, davacı şirket hakkında davaya konu olan Kurul kararını tesis ettiği, söz konusu aykırılığın belgelerle sabit olduğu, temyiz istemine konu kararın hukuka aykırı, dava konusu idarî para cezasının ise hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
4. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.